Yaptıklarım, okuduklarım, seyrettiklerim, dinlediklerim, gezdiklerim …

Archive for the ‘Uncategorized’ Category

“Planlama ve Zaman Yönetimi” Eğitimindeydim…

Çalıştığım kurum çalışanlarına kişisel eğitim dersleri almasına olanak tanımaktadır. Ben de bu eğitimlerden “Planlama ve Zaman Yönetimi” adlı dersi tercih ettim. Dersin eğitmeni Damla Ataman Hn. dır. Kendisi Turuncu Eğitim adlı eğitim kurumunun kurucusudur. İki tam gün aldığım eğitim konuları aşağıdadır:

Eğitim İçeriği:

  • Kişiliğimizin Zaman Yönetimi
  • Alışkanlıkların Üzerinde Etkisi
  • Zaman Yönetimi Kişilik Tarzı Envanteri
  • Hedefler ve İstekler Arasındaki Farklar
  • Planlama, Önceliklendirme, Proaktivite
  • E-mail Yönetimi
  • Toplantılarda Zaman Yönetimi

 

Eğitimin sonunda öğrendiğim bilgileri hayatımın her anında değerlendireceğimi umarım.

Eğitmenimiz konusuna son derece hakimdir. Eğitim süresince hayatından sık sık örnekler vererek konuları daha çabuk anlamamıza olanak sağladı. Kendisi “Kaliteli Yaşam İçin Zamanı Yönetmek” isimli kitabın yazarıdır.Başarısının devamını dilerim.

damla-ataman-turksen

 

 

Reklamlar

İlkokul öğretmenimi aradım…

24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla ilkokul öğretmenim Abdülkadir Özkınay’ı telefonla aradım. Öğretmenler gününü kutladım.

Kendisi, 38 yıl 4 ay öğretmenlik yapmış, tüm hayatını öğrencilerine adamıştır. Her yıl onlarca öğrencisi tarafından telefonla aranıp, ziyaret edilir.

Telefonla aramam kendisini çok hoşnut etti. Sesindeki mutluluk hissediliyordu. Sohbetimizde geçmişten, öğrencilik günlerimden, gelecekle ilgili planlardan konuştuk. Torunlarının durumundan konuştuk. Eşi biraz rahatsızmış.

2008 yılında öğretmenimi Kırklareli’nde ziyaret etmiştim.

AldulkadirOzkinay AldulkadirOzkinayileKazimSimsek

O ziyaret ile ilgili yazımın linki de buradadır.

Bize verdiği emeğin değerini hiçbir şeyle ölçemem. Kendisinin elini öper, O’na nice sağlıklı, uzun ömürler dilerim…

Sürpriz doğum günüm partim…

30 Kasım 2013 Cumartesi doğum günümdü. Doğum günümü  eşim Özlem’ le konuşarak, evde baş başa kutlayacağımızı kararlaştırmıştık. Özlem ısrarla o gün bir arkadaşının doğum günü partisi olduğunu, beş dakika görünüp oradan ayrılacağımızı söyledi. Nişantaşı’nda bir cafede olan partiye gittiğimizde o arkadaş yoktu; fakat annem ve Özlem’in kuzeni vardı. O an anladım; bana oyun oynandığını…

10 dakika içinde arkadaşlarım birer birer cafeye akın ettiler. Partiye gelemeyenler telefonla beni tebrik ettiler. Özlem tüm arkadaşlarımı arayıp, bu organizasyonu büyük bir gizlilik içinde yürütmüş.

Pastamızı kesip, hep beraber afiyetle yedik. Eşim ve arkadaşlarımın verdiği hediyeleri aldım.  Herkese, en çok da bana bu sürpriz doğum günü partisi hazırlayan Özlem’e teşekkür ettim.

IMG_20131201_004605DSC_2261 DSC_2283

DSC_2282 DSC_2286

Kasımpaşa Çocuk Yuvası’na gittim…

Eşim Özlem’le beraber 8 Ekim 2013 Salı günü Kasımpaşa Çocuk Yuvasına gittim.

Eşimle beraber Tahtakale’ye gidip, çocuklar için birçok hediye aldık. Hediyeleri hem kız ve hem erkekler için ve çeşitli yaş gruplarına göre aldık.

Hediyelerle beraber Kasımpaşa Çocuk Yuvası’na gittik. Bizi Oya Hn. karşıladı ve kendisiyle sohbete başladık.

Oya Hn. oradaki çocuklar için Oya Anne. Kendisi gönüllü çalışıyor ve tüm çocuklar O’nu çok seviyor. O’nu gören çocukların yüzü gülüyor.

Yuva sadece kız çocukları için ve 10-14 yaş grubu içinmiş. Geçen yıl erkekler ve kızlar karışıkmış, bu yıl ayrılmış. Erkekler Eyüp’deki yuvaya gitmiş. Ancak oradaki erkek çocukların kız kardeşleri Kasımpaşa’da kalmış. Biz oradayken Eyüp’den kaçıp, kardeşlerini görmeye gelen erkek çocuklar gördük. Onlarla da sohbet ettik ve oyuncaklarını verdik. Çocuklar sevindi. Oya Hn. onlara sitem ederek “Geleceğinizi bilseydim; çay ve kurabiye hazırlardım” dedi.

Yuvada okul yokmuş. Sadece matematik dersi için bir öğretmen varmış. Okullarından dönünce etüt yapıyorlarmış. Bir süre sonra etüt bitti ve kızlar da geldi. Eşim Özlem her birini öpüp, hediyelerini verdi. Kızlar teşekkür ederek, gülerek ayrıldılar.

Çocukların hepsinin yüzü gülüyordu. Çocukların durumu beklediğimden çok iyiydi.

Yuvada iken hiç fotoğraf çekmedik, içimizden gelmedi. Yuvadaki saatlerimiz samimi, heyecanlı, hüzünlü, sevinçli oldu. Karışık duygular içinde oradan ayrıldık.

Yuvadaki çocuklar için elinden gelenin hep fazlasını yapan Oya Anne’ye toplum olarak ne kadar teşekkür etsek azdır.

Çocukların annesi Oya Anne’nin aşağıdaki fotoğrafını http://yeniharbiye.org/2011/04/16/kasimpasa-cocuk-yuvasi-ataturk-anitina-kavustu/ ‘dan aldım.

nisan-2011ataturkaniti1-1

Kuzguncuk’u gezdim…

24 Eylül 2013 günü eşimle beraber Kuzguncuk’u gezdim.

Kuzguncuk; kiliseleriyle, sinagoglarıyla, camileriyle sessiz, sakin bir yer. Zaman burada donmuş gibi. İstanbul ‘un bu en güzel semtlerinden birini gezmek çok keyifliydi…

 

DSC05487 DSC05501 DSC05506 DSC05507 DSC05510 DSC05511 DSC05518 DSC05526 DSC05528 DSC05529 DSC05531

Salzburg’ u gezdim …

15 -20 Ağustos 2013 tarihleri arasında Viyana’da kalırken, Salzburg’u da görmeye karar verdik.

18 Ağustos günü sabah Salzburg’ a gidip, akşam Viyana’ya geri döndük.

Viyana-Salzburg tren ile gidiş dönüş 38€ dur. Yolculuk 2.5 saat sürüyor.

Salzburg’ a giderken

DSC_1061 DSC_1064 DSC_1067 DSC04926 DSC04949

Salzburg şehri W.A.Mozart‘ ın doğduğu yerdir. Kent Mozart ile birleşmiş gibidir. Hediyelik eşyaları, çikolataları, sokakları hep Mozart’ın izini taşır.

DSC_1076

Mirabell Sarayı

DSC04960 DSC04964DSC04961 DSC04973

W.A.Mozart’ın yaşadığı ev şu an müzedir.

DSC_1183

W.A.Mozart’ın piyanosu. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu halde bu fotoğraf zor da olsa çekildi.

DSC_1190

Salzak nehrinin kıyıları. Salzburg şehri bu nehrin yanına kurulmuştur.

DSC_1196 DSC_1198 DSC_1209 DSC_1218

Makarsteg köprüsünden geçerken

DSC_1244

Kilitler, aşk kilitleri olarak köprüye kitleniyor. Kilitlerin üstüne isimler yazılıyor.

Pazar yeri

DSC_1249 DSC_1253 DSC_1255 DSC_1266

Getreidegasse caddesinde yürüyoruz. Bu cadde Salzburg’un en ünlü caddesidir.

DSC_1287 DSC_1294 DSC_1302 DSC_1309 DSC_1316

Mozart’ın doğduğu ev, şu an müzedir.

DSC_1325 DSC_1397 DSC05004

Residenz Meydanına çıkıyoruz.

DSC_1368 DSC_1374 DSC_1382 DSC_1385 DSC_1432 DSC_1434 DSC05025

Salzburg’dan çeşitli kareler

DSC_1447 DSC04989 DSC04991 DSC05041 DSC05068 DSC05086 DSC05096 DSC05155 DSC05170

Kollegienkirche (Kollegien Kilisesi)

DSC05071 DSC05072 DSC05074 DSC05077 DSC05079

St.Sebastianskirche (St. Sebastian Kilisesi)

Bu kilisenin mezarlığında Mozart’ın aile mezarlığı vardır. Babası ve eşi bu mezarda gömülüdür.

DSC05050 DSC05051 DSC05056 DSC05057 DSC05059

St.Peter Manastırı. Manastırın mezarlığı, hayatımda gördüğüm en güzel, en temiz, en bakımlı, en çiçekli mezardır. Çoğu mezarda pilli çalışan mumlar var. Bu da mezarlığı,  akşamları ışıklı bir bahçeye çeviriyor.

DSC_1450 DSC_1465 DSC_1470 DSC_1471 DSC_1473 DSC_1477 DSC_1489

Hohensalzburg Kalesi. Şehrin tepesine kurulmuş kalede çeşitli sanatsal etkinlikler düzenleniyor. Ayrıca bir müzesi de var.

DSC_1440 DSC_1497

Kaleye fünikülerle çıkıyoruz.

DSC_1499 DSC_1504 DSC_1505

Kaleden şehre bakıyoruz.

DSC_1518 DSC_1524 DSC_1529 DSC_1543 DSC_1546 DSC_1553 DSC_1558 DSC_1571 DSC_1573 DSC05114 DSC05125 DSC05138 DSC05149 DSC05151

Salzburg dönüşü. Trenin yataklı vagonunda uyumaya çalıştık.

IMG_0650 IMG_0651

Gece 12 civarı Viyana’ya döndük.

Gece konser vardı. Tüm gelenler takım ceketli, kravatlı güzel giyinmişlerdi. Bazı kişiler yerel Avusturya kıyafetleri giymişti. Viyana’daki gibi şehirde hiçbir başıboş kedi, köpek yoktu.

Salzburg küçük, şirin, temiz, mimari binaları, nehriyle güzel bir şehir. Salzburg’u gezdiğim için çok mutluyum.

Viyana’yı ve Salzburg’u gezdim..

15 – 20 Ağustos 2013 tarihleri arasında Viyana’da eşimle beraber kaldım. 18 Ağustos günü sabah Salzburg’u gezip, akşam Viyana’ya döndük.

Viyana ve Salzburg’u çok beğendim. Viyana denince aklıma klasik müzik, Mozart, konserler, operalar gelirdi. Oraya gidince bundan da fazlasını gördüm.

Her şeyden önce Viyana, Dünya’nın klasik müzik başkentidir. Her gün konser var. Gittiğimiz ilk gün Wiener Hofburg Orkestrası tarafından icra edilen  J.Strauss-W.A.Mozart Konserine gittik. Konser, Hofburg sarayında verildi; bu konser mekanında W.A.Mozart müzik çalışmaları yapıyordu. Bu tarihi sarayda bir konser dinlemek için bile Viyana’ya gidilir. Konser ücretleri 45€ ‘dan başlayarak, 100€ ‘ya kadar çıkıyor.

DSC_0325

DSC_0336

İstanbul’dan 2.5 saatlik bir uçuşdan sonra Viyana’ya gelip, “Schwedenplatz” daki “Capricorno” adlı otelimize yerleştik. Otelin önünde metro (U- Bahn) ve tramvay istasyonları vardı. Viyana’nın metro ağı çok düzenli, bir yerden bir yere gitmek çok hızlı ve konforlu. Havalanından CAT adı verilen trene bindik. Gidiş- dönüş ve 3 günlük tüm ulaşım araçlarından faydalandığımız bu bilet 33 € idi. Metro ve tramvay hatlarında bilet kontrolüne denk gelmedik ama biletsiz yakalananların para cezasına çarptırıldıklarını öğrendik.

Otelin olduğu bölge eski Viyana bölgesindeydi. Sadece bu bölgeyi etraflıca gezmek üç günden fazlasını aldı ki hala gezmediğimiz, görmediğimiz müzeler , binalar kaldı.

Viyana oldukça güvenli bir şehir, geç saatlere kadar şehir gezilebiliyor. Ne Viyana’da ne de Salzburg’da bir tek başıboş  kedi ve köpek görmedim. Tüm köpekler sahipleri tarafından dolaştırılıyordu.

Birçok engelli insanın yanında refakatçisi tarafından dolaştırıldığına şahit oldum. Engelli insanlar bu şehirde kolaylıkla dolaşabiliyor.

Yerler çok temiz, çok aradık ama yerlerde bir çöp bulamadık.

Tüm ulaşım araçları çok dakik, saatinizi bunlara göre ayarlayabilirsiniz.

Çok uzun bisiklet yolları vardı. Arabalardan ziyade bisikletlilere çarpmaktan korktum. Korna sesi hiç duymadım. Sanırım Viyana’daki arabalara korna koymayı unutmuşlar.

Dönerci, kebapçıların hepsi Türk. Tadlarına bakmadığım için bir şey diyemeyecğim.

Parter denilen bölgede çok büyük bir lunapark var. Burada dünyanın en eski dönme dolabı (Riesenrad) var. Lunapark hayatında gördüğüm en büyük lunapark idi, çok değişik, çok ürkütücü  oyunlar vardı.

Viyana’nın yemekleri damak zevkime uygun değildi. En ünlü yemeği şnitzel ile en ünlü tatlıları apple strudell ve sachertorte  bile oldukça yavan geldi. Şnitzeli,  şehrin en ünlü lokantası “Figlmuller” de yediğimi, sachertorte’ yi bu tatlının mucidi “Cafe Sacher” de yediğimi söyleyeyim.

Viyana ve Salzburg çok güzel şehirler ve buraları gördüğüm için çok mutluyum. İnşallah önümüzdeki yıllarda tekrar gider, konserler izlerim.

Eski Viyana bölgesi denilen bölge bir nevi açık hava müzesi. Otelimizde buraya yakın olduğundan sadece yürüyerek buraları gezmeye çalıştık. Bölgede o kadar çok müze var ki tek tek hepsini gezmeye kalsak hafalar sürer. Viyana’da gün gün gezdiğimiz yerler ve bu yerler hakkında kısaca bilgi vermeye çalışayım.

1. Gün:  St. Stephen Katedrali

DSC_0068 DSC_0069 DSC_0107 DSC_0741 DSC04430

Katedral Viyana’nın en ünlü binasıdır. Gotik tarzda yapılmış olup, çok yüksektir ( 136 mt) . Şehrin her yanından görülebilir.

Hofburg Sarayı

DSC_0239 DSC_0263 DSC_0271 DSC_0340 DSC04473 DSC04476 IMG_0306

Habsburg ailesinin kışlık sarayıdır. Sarayda İspanyol Binicilik Okulu da bulunur. Burada Lipizzaner Atları yetiştirilir.

????????????????????????????????????????????????????????????????

Atların gösterisini izlemedim. Yukarıdaki fotoğraf hayvanca.net sitesinden alıntıdır.

Gece Wiener Hofburg Orkestrasından  J.Strauss-W.A.Mozart Konseri’ne gittik.

2. Gün : “Am hof” adındaki pazar yeri

DSC_0369

Parlamento Binası

DSC04521 DSC04518 DSC_0467 DSC_0458 DSC_0487

Rathaus (Belediye Binası)

DSC_0442 DSC_1047 DSC04501 DSC04503 DSC04909

Rathaus binasının önündeki dev ekrandan Açık Hava Film Festivali kapsamında Paul McCartney’in “Get Back” konserinin filmini seyrettik.

Doğa Tarihi Müzesi (Natur Historisches)

DSC_0545

Doğa Tarihi müzesi en çok sevdiğim müzeydi. Müzede dinozor iskeletleri, içi doldurulmuş her türlü hayvan vardı. Mikroskopla gözle görülmeyen canlıları inceledim. Burası bayağı kalabalıktı.  Mikroskopla inceleme yapan çocuklar çok sevinçliydi. Böyle bir müzenin Türkiye’de olması gerekli ve şarttır.

DSC_0550 DSC_0555 DSC_0561 DSC_0575 DSC_0596 DSC_0598 DSC_0613 DSC04549 DSC04578 DSC04609 DSC04611 DSC04620

Tam karşısındaki Sanat Tarihi Müze  binasının ikizidir.

Sanat Tarihi Müzesi (Kunst Historisches Museum Vienna)

Müzeyi gezmedim, eşim Özlem gezdi.

DSC_0625 DSC_0635 DSC_0652 DSC_0656 DSC_0658 DSC_0666

Karlskirchen (Karl Kilisesi  veya  St.Charles Kilisesi )

DSC_0670 DSC_0684 DSC_0687 DSC_0691 DSC04666 DSC04684

Bu kilisenin freskleri çok güzeldi. Asansörle çatıya çıkıp, şehri kuşbakışı seyretmek olağanüstüydü. Bence şehrin en güzel kilisesi buydu.

3. Gün: Schönbrunn Sarayını, sarayın bahçesindeki hayvanat bahçesini ve çalılardan oluşturulmuş labirenti gezdim.

Schönbrunn Sarayı

DSC04849 DSC04711 DSC04722 DSC04737

Sarayın bahçesindeki Neptün Heykeli

DSC04732

Hayvanat Bahçesi (Tiergarten)

Giriş 15€ olup, bu hayvanat bahçesi olup dünyanın en eski hayvanat bahçesi olmasıyla ünlüdür. En çok görmek istediğim pandaları göremedim ama yine de burayı gezmek güzeldi.

DSC04742 DSC04750 DSC04764 DSC04777 DSC04782 DSC04791 DSC04809 DSC04814

Labirent (Irrgarten&Labyrinth)

Çalılardan oluşan bu yapıdan girip, çıkışı bulmaya çalıştım. Bayağı bir uğraştıktan sonra biraz hileyle de olsa çıkışa ulaştım. Eğlenceli bir deneyimdi.

DSC04831 DSC04832 DSC04834 DSC04840

Günün akşamında Belverede saraylarını gezdim.

Belvedere Sarayları

DSC_0922 DSC_0947 DSC_0975 DSC_1001 DSC_1006 DSC_1014 DSC_1031 DSC04875

Kuzeydeki bina Aşağı Belveredere, Güneydeki bina Yukarı Beldevere olarak adlandırılır.Yukarı Beldevere daha büyük ve daha güzeldir. İki Belverede sarayı arasındaki bahçe muhteşemdir.

4. Gün: Salzburg gezisi. Burası için şu yazımı okuyabilirsiniz.

5. Gün:  Prater adlı lunaparkı gezdim.

DSC05189 DSC05191 DSC05195 DSC05197 DSC05198 DSC05202 DSC05205 DSC05210 DSC05212

Bu lunapark şimdiye kadar gördüğüm en büyük ve en eğlenceli lunapark idi.

Lunaparkın yanında Planetarium vardı ancak kapalı olduğundan gezemedim.

Tuna (Donau) kıyıları

DSC05221 DSC05222 DSC05223 DSC05225 DSC05228

Kıyılar tamamen bakir, herhangi bir lokanta, çay bahçesi, cafe , ev, dükkan görmedim.

Museum Quartier

Lepold Museum, Museum moderner kunst stiftung ludwig wien (mumok) adlı müzeleri ve çeşitli etkinliklerin düzenlendiği binalar vardır. Eşim Özlem, Leopold Müzesi’nde sergilenen “Schiele&Klimt” sergisini gezdi.

DSC_1604 DSC_1608 DSC_1624 DSC05231 DSC05235 DSC05236 DSC05237

Staadpark

DSC05257 DSC05261 DSC05264 DSC05268 DSC05273 DSC05280 DSC05281

Johann Straus, Franz Schubert gibi bir çok bestecilerin heykellerinin ve ördeklerin bol olduğu göletleriyle çok güzel bir park.

6. Gün : Mariahilfer caddesini gezdik ve caddedeki dükkanlardan alışveriş yaptık. 17:00 uçağıyla İstanbul’ a geldik.

Viyana şehri eski bir imparatorluk başkentidir. Yüzyıllarca Habsburg ailesi tarafından yönetilmiştir. 1.Franz Joseph ve eşi Elisabeth Viyanalılar tarafından çok sevilmişler. Viyanalılar  Elisabeth’ e Sisi demişler, O’nun adına birçok hediyelik eşya vardır.

Gustav Klimt adlı Avusturyalı ressamın “Kiss” adlı resmi Viyanalılar arasında çok popüler. Bu eserin üzerinde olduğu yüzlerce çeşit hediyelik eşya vardır.

klimt_kiss

Viyana şehrinin herkes tarafından görülmesini tavsiye ederim. Bilhassa klasik müzik sevenler için burası kâbedir.

Etiket Bulutu