Yaptıklarım, okuduklarım, seyrettiklerim, dinlediklerim, gezdiklerim …

Archive for Ekim, 2007

Homeros İlyada 8.Hafta 2.Kısım

Reklamlar

Homeros İlyada 8.Hafta 1.Kısım

"Bulunmaz Tiyatro" yönetmeni "Hilmi Bulunmaz" kimdir?

10 Temmuz 1955 yılında İstanbul’un Beykoz ilçesinde doğan Hilmi Bulunmaz, 8 yaşında bir kundura işliğinde çalışmaya başladı. 10 yaşına kadar Beykoz’da yaşadı. Ancak ekonomik nedenlerden Bayrampaşa’ya taşınmak zorunda kaldı.
10 yaşında bir kuyumcu işliğinde çalışmaya başladı ve bu yeni sektördeki ilk patronu Atasay Kamer (bugünkü Atasay Kuyumculuk’un sahibi) olur.
Hilmi Bulunmaz’ın sahnelerle tanışması da Atasay Kamer’in yanında çalıştığı sırada oldu. İsmail Dümbüllü ile tanıştı ve 3 Aralık 1972 tarihinde Bayrampaşa’da aynı sahneyi paylaştılar. Yine bu yıllarda arkadaşı Turan Reis ile birlikte Astronotlar grubunu kurdu.
1974 yılında yetiştiği semtte arkadaşlarıyla birlikte Bayrampaşa Gençlik Sahnesi’ni kurdu.
1975’de askerlik görevini yapmak üzere Van’a gitmeden önce çeşitli sahnelerde gösterilerde bulundu. Askerlik dönüşü kendi kuyumculuk işliğini açan Hilmi Bulunmaz, yine bu günlerden başlayarak pek çok tiyatro çalışmasına katıldı. Salt tiyatroyu öğrenme değil, Türk tiyatrosunu tanıma kaygısıyla birçok kişiyle çalıştı. Bu kişiler arasında Cevat Çapan, Erol Keskin, Beklan – Ayla Algan, Ergüder Yoldaş, Ferhan Şensoy, Taner Barlas sayılabilir…
1980 yılının 12 Eylül’ünde askeri cuntanın ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetimine el koyması ve ardından gelen faşist uygulamalar nedeniyle yaklaşık dört yıl tüm sanatsal özgürlüklerini yitirdi. Yine bu “Demokratik Cumhuriyet” yönetimine “el koymanın” bir yansıması olarak 57 gün gerekçesiz biçimde cezaevinde tutuldu, işkence gördü…
1984 yılının Eylül ayından başlayarak çeşitli tiyatro gruplarıyla çalışmalarda bulundu. 1984-1989 en yoğun tiyatro çalışması ve gözlemlerinde bulunduğu yıllar oldu.
1989 yılında Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki Beyoğlu Han’da Bulunmaz Tiyatro’yu kurdu.
Hala devam eden Bulunmaz Tiyatro süreci boyunca Avrupa ülkelerinde tiyatro çalışmalarında bulundu, Hindistan’da ülkenin önde gelen tiyatrocuları ile Hindistan ve Uzakdoğu tiyatrosu çalışmaları yaptı.

"Shakespeare’siz Herifler" adlı eserin yazarı "Coşkun Büktel" kimdir?

Coşkun Büktel

İzmir, 1950. İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi mezunu (1981).

Beş çocuklu bir memur ailesinin ilk çocuğuydu. Babası, İzmir Belediyesi’nde, yazları seyyar vergi tahsildarı, kışları sinemalarda bilet kontrol görevlisi olarak çalışan ilkokul mezunu bir memurdu. Annesi okuryazar değildi. Büktel, ilkokul 3. sınıftan itibaren, öğrenimini pek çok işe girip çıkarak sürdürdü.

Gevrek (simit) satmakla başladığı çalışma hayatı boyunca, matbaa çıraklığı, dolmuş muavinliği, fırça imalathanesinde işçilik, büfe kasiyerliği, seyyar gazete satıcılığı, sinemada bilet kesicilik, lokantada bulaşıkçılık, İzmir Fuarı’nda (Zeki Müren’in çalıştığı Manolya Çay Bahçesi’nde) minder ve gazoz satıcılığı, anketörlük, pazarlamacılık, dershanede ve evlerde İngilizce öğretmenliği, Marmaris ve İstanbul’da turistik eşya dükkanı tezgâhtarlığı, THK adına koyun postu toplayıcılığı, İstanbul Gezi ve Avrupa otellerinde resepsiyonculuk, reklam yazarlığı, skeç yazarlığı, çevirmenlik, seyyar kitap satıcılığı, sinemada figüranlık, TV’de oyunculuk gibi daha sayamadığı envai türlü işe girip çıktı. Dokuz yaşından beri, hayatını kazanmak için ne iş bulursa yaptı. Şu sıralar İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine bilirkişilik de yapıyor.

Orta öğrenimini İzmir Namık Kemal Lisesi’nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi’nin İngiliz Filolojisi bölümünden mezun olmuştur (1981). Şiirleri ve şiir çevirileri Oluşum ve Varlık dergisinde yayınlanmıştır (1978-1985).

Yayınlanmış eserleri:

“Theope” Oyun, 3 perde.
1. BASKI (5400 adet): Taş Kitaplar, 1993
2. BASKI (1500 adet): Çitlembik Yayınları, 2007)

“Shakespeare’siz Herifler” (Oyun, 2 bölüm.
Dramatik Yayınlar, 1998.)

“Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları” (Eleştiri.
Dramatik Yayınlar, 1998)

“Eleştiren Oyunlar” (Tiyatro antolojisi.
Dramatik Yayınlar, 1998.)

“Yönetmen Tiyatrosuna Karşı” (Eleştirel inceleme.
Kaknüs Yayınları, 2001.)

“Tilki” (Roman. D. H. Lawrence’dan çeviri.
İyi Şeyler Yayıncılık, 1998.)

“Fiyasko” (Roman.
Çitlembik Yayınları, Mayıs 2005.)

Sitesi : http://coskunbuktel.com/

Coşkun Büktel' in "Shakespeare'siz Herifler" adlı oyunu okudum

Coşkun Büktel’ e ait “Shakespeare’siz Herifler” adlı oyununu okudum. “Dramatik” yayınlarından çıkmıştır. Okunması kolay, sıkıcı olmayan, akıcı bir içeriği vardır. Eser 2 adet tek perdelik oyundan oluşmaktadır.
1.Oyun: Çağdaşlaş-laş-şaştırmak
2.Oyun: Samimiyet Buhranı
1.Oyunun Konusu: Shakespeare’ nin “Macbeth” adlı oyununa yeni bir yorum getirmek isteyen bir tiyatro yönetmeninin bunu karısıyla bir gece yarısı tartışmasıdır.Yönetmen eseri çağdaşlaştırayım derken eseri kafasına göre değiştirmektedir. Bunu yaparken de işi iyice abartmaktadır. Hatta kendisine göre bu değişiklikler çevresinden olumlu tepkiler almasına neden olmakta, kendisinin bir deha olarak görülmesine neden olmaktadır. Eser, eski oyunları bugüne uydurayım derken komik duruma düşen tiyatro yönetmenlerini yermektedir.
Oyun, Yıldız Üniversitesi oyuncuları tarafından oynanmış ve büyük başarı kazanmıştır.

2.Oyunun Konusu: Bir tiyatro eserini kafasına göre değiştiren bir tiyatro yönetmeninin bu davranışından dolayı yaşadığı vicdan azabı anlatılmaktadır. Eser tiyatromuzdaki yanlışlıkları dile getirmektedir. Başta tiyatro yönetmenleri olmak üzere, oyuncuları, eleştirmenleri, medyayı eleştirmektedir.

Oyun, Yıldız Üniversitesi oyuncuları tarafından oynanmış ve büyük başarı kazanmıştır.

Bu eserin yazarı Coşkun Büktel, tiyatro camiasının büyük bir kısımını karşına almıştır. Bir nevi bu camia tarafından afaroz edilmiş, yaptıkları, yazdıkları dikkate alınmamış ve alınmamaktadır. Türk tiyatrosunun düştüğü bunca sıkıntılara karşı bir çıkış arayan bu gibi kişilere değer verilmeli, yazdıkları, söyledikleri canla başla dinlenilmelidir. Aksi halde Türk tiyatrosunun ilerlemesi söz konusu olmayacağı gibi geriye gidiş de durdurulamaz.

"Bulunmaz Tiyatro" sahibi ve yönetmeni Hilmi Bulunmaz ile söyleşimiz

“Bulunmaz Tiyatro” sahibi ve yönetmeni Hilmi Bulunmaz ile bir söyleşi yaptık. Bu söyleşi youtube.com da yayınlanmaktadır. Bu söyleşinin metnini yayınlıyorum. Soruları ben hazırladım ve ben sordum. Söyleşinin bir kısmı teknik nedenlerle yayınlanamadığı için buraya da metnini alamıyorum.

S: Tiyatro nedir? Tiyatronun hayatımızdaki yeri nedir?

C: Tiyatro nediri yanıtlamak için önce tiyatro ne değildiri yanıtlamak gerekiyor bence.Örnekse tiyatro patlıcan değildir.Tiyatro profesör değildir.Tiyatro internet canavarı olmak değildir…Klasik tanımını söyleyeceğim.Tiyatro, insanı, insana, insanca anlatan ve insan soluğunun izleyiciler, katılımcılar tarafından anında duyumsandığı, elektriklenmenin anında duyumsanması gerektiği sanat dallarından biri…”Bulunmaz Tiyatro” ‘nun anlayışına göre tiyatro bütün marksistlerin, sosyalistlerin, ilericilerin görev verdiği gibi, bir görev aşkıyla toplumsal, sosyolojik, antropolojik, yöntem bilimsel anlayışla, halka insanlara, izleyiciye, dünyanın değişebilir, düzenlerin değişebilir, kapitalizmin, faşizmin, emperyalizmin yıkılabilir olduğunu duyumsatan bir özü olan sanat dalıdır.

S: Bulunmaz Tiyatronun diğer tiyatrolardan farkı nedir?

C: … Bulunmaz Tiyatro marksistdir. Bundan ödün vermez. Kesinlikle ödün vermez….Kesinkes marksistdir…. Dünyanın değişebilir, düzenlerin değişebilir olduğunu vurgulayan ve buna hizmet eden 100 civarında oyun sahnelemiş olan, en çok tanınan oyunlarımız Aziz Nesin’ in “Sen Gara Değilsin” oyunu beş yıl oynandı. .. Nazım Hikmet ‘ in “İnek” oyunu yüzlerce kez oynandı “Muhammer Karaca Tiyatrosu” nda . Sosyalist, ilerici yazarların yapıtlarını sahneye koyan Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Bertolt Brecht, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat gibi ilerici insanların oyunlarını sahneye koyduğu halka borcu olan, ben Hilmi Bulunmaz’ ım, ilkokulu zor bitirdim, binlerce kitap okuyabildim, mücadele verebildim ve halk beni doyurdu. Örneğin biraz evvel üç poğça yedim, çay içtim. Halk beni doyuruyor, ben de onlara borcumu tiyatro ile ödeyebilirim ancak…

Homeros İlyada çalışmalarımın durumu

Bu pazar günü Homeros’ un İlyada eserinin canlandırılmasının 8. haftası oldu. Haftalar içinde daha iyiye gitsem de; daha çok eksikliklerimin olduğunun farkındayım. Beden hareketlerim ve mimiklerim hala çok zayıf. Eserde 6 karakteri canlandırıyorum. Bu da benim için epey zor oluyor. Her hafta daha iyi olmak için elimden geleni yapacağım.

Etiket Bulutu