Yaptıklarım, okuduklarım, seyrettiklerim, dinlediklerim, gezdiklerim …

Archive for Mayıs, 2008

WWW.TİYATROOYUN.ORG SİTESİNİN GERÇEK YÜZÜ

tiyatrooyun.org” sitesinin sahibini tanıyor muyuz? Sitesinde “Hakkımızda” veya “Biz Kimiz” diye bir bölüm var mı? Yoktur. Kendisinin gerçek adını, soyadını biliyor muyuz? Hayır, bilmiyoruz. Sadece takma adını biliyoruz. Kendisine Burak Caney adını veren bu şahıs, bu ad altına gizlenerek yayınlarına devam etmektedir.

Burak Caney denen şahısla ilgili bildiklerimi sizlerle paylaşacağım.

Her şey Bulunmaz Tiyatro yönetmeni Hilmi Bulunmaz‘ ın Türk tiyatro dünyasında gördüğü yanlışlıkları dile getirmesiyle başladı. Bu sivri dilli eleştirilerden bir çok kişi nasibini aldı. Şu anda da bir çok kişiyi acımazsızca eleştirmektedir. Bu eleştiriler karşısında çıkarı zedelenen biri, gerçek adını saklayıp Burak Caney adını aldı ve Türk tiyatro dünyasına adımını attı.

İlk defa bu isme google gruplarındaki sahne tozu adlı bir grupta rastlıyoruz. Linki şudur: http://groups.google.com.tr/group/sahnetozu?lnk=gschg Arama kutusuna burak caney yazarsanız, Burak Caney’ in yazılarına ulaşabilirsiniz. Bu grupta kendisi hakkında hiçbir bilgi vermemeye gayret etmiştir. Kendisini gruba tanıtma gayretinde bile bulunmamıştır. Demek ki; daha o zamanlarda ileriye dönük planları vardı. Kavgacı, inatçı sert bir üslup ile yazdığı yazılarıyla, o zaman bile grup arkadaşlarından epey bir tepki çekmişti.

Sahne tozundaki kendi yarattığı harareti söndürmek için bu gruptaki üyeliğini bitirdi ve kendi kişisel sitesi olan http://geocities.com/burakcaney‘ i yarattı. Yukarıdaki link çalışmamaktadır. O’ nun yerine sitenin google’ daki önbellek görüntüsü olan http://66.102.9.104/search?q=cache:vZI_yGi5fg4J:www.geocities.com/burakcaney/+http://geocities.com/burakcaney&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr linkine tıklayabilirsiniz.

Hilmi Bulunmaz ‘ ın üç adet blog sitesi vardır. Kendisi bu sitelerde eleştirilerini yapmaktadır. Bunlar:

http://tiyatroyun.blogspot.com

http://www.hilmibulunmaz.blogspot.com

http://www.bulunmaztiyatro.blogspot.com

Bir sabah uyandığımızda Hilmi Bulunmaz’ ın sitesine girelim dedik; ancak yanlışlıkla tek o yerine çift oo girmişiz. Yani tiyatrooyun.blogspot.com adlı siteye girmişiz. Gözlerimize inanamadık. Çıplak kadın ve erkek fotoğraflarının olduğu porno bir siteyle karşılaştık. Burak Caney, tiyatrooyun.blogspot.com adresini almış ve yanlışlıkla bir fazla o harfi yazan insanlar, Hilmi Bulunmaz’ ın sitesi yerine Burak Caney’ in sitesine gidiyorlardı. Buraya yanlışlıkla girenler de büyük ihtimalle Hilmi Bulunmaz’ ın sitesine bir daha girmiyorlar ve Hilmi Bulunmaz hakkında pek de olumlu düşünceler beslemiyorlardı. Buradaki amaç Hilmi Bulunmaz’ ı küçük düşürmekti.

Bu durum Hilmi Bulunmaz’ ın sitesinde açıklandığında, hemen o görüntüler silindi. Sitesinde bir süre hareket görünmedi.

Bir süre sonra site hareketlendi, iğrenç fotoğraflar konulmaya başlandı. Örneğin Hilmi Bulunmaz’ ın fotoğraflarından baş kısmının kesilmesi ve pornografik görüntülerde görünen bir erkeğin başına monte edildiğini gördük. Sonra Burak Caney’ in yaratıcılığı(!) arttı. Pornografik fotoğraflarda artık Hilmi Bulunmaz’ ın eli, kolu artık ne varsa görünmeye başlandı.

Coşkun Büktel bir tiyatro yazarı ve eleştirmenidir. Senaryo yazarlığı da yapmaktadır. Coşkun Büktel’ in başına gelen bir iftira olayından sonra, O’ nu destekleyen Hilmi Bulunmaz sitesinde Coşkun Büktel lehinde yayınlar yapmıştır. Yapmaya da devam etmektedir. Dolayısıyla Hilmi Bulunmaz’ ı küçük düşürmeye çalışan Burak Caney, Coşkun Büktel’ e de saldırmaya başladı. Porno montajlarda artık Coşkun Büktel’ in fotoğrafları da yer alıyordu.

Burak Caney, costumbuktel.blogspot.com adlı siteden de Coşkun Büktel ile alay edici yayınlar yapmaya başladı. Türlü yalanlar ve iftiralarına devam ediyordu.

Sitesinde çeşitli küfürler içeren resimler de yer almaktaydı. Bu resimlerden bazıları aşağıdadır:

Wikipedia adlı bir web sitesi vardır. Bu site bir ansiklopedik sözlüktür. Herkes buna katkı sağlayabilmektedir. Coşkun Büktel’ in biyografisini Wikipedia’da yayınladım. Kendi sitesinden hayatıyla ilgili bilgileri alıp, bunları wikipedia’ ya yerleştirdim. Bir kaç gün sonra Coşkun Büktel’ in biyografisi tahrifata uğramış, onu alaya alan, küçük düşürmeye çalışan ifadeler yer almıştı. Bunlar düzeltildi. Tam kurtulduk derken, bu sefer de Burak Caney, Hilmi Bulunmaz’ ın biyografisinde tahrifat yapmış. Hilmi Bulunmaz’ ın sayfasındaki tahrifatın linki şudur:

http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=H%C3%BCseyin_Hilmi_Bulunmaz&diff=prev&oldid=2412815

Her pazar tiyatro çalışmalarından sonra, Hilmi Bulunmaz’ ın tiyatro dünyasıyla ilgili eleştirilerini video ile çekiyor ve youtube.com ‘ da yayınlıyorduk. Bir gün youtube.com’ da Hilmi Bulunmaz videoların üzerinde montaj yapılarak, onu alaya alan, küçük düşüren videolar gördük. Burak Caney, demek ki pornomontaj işlerinden sonra video montaj işine de girmiş. Bu videolarda Coşkun Büktel de yer alıyordu.

Bir gün Burak Caney’ in sitesinde “Hilmi Bulunmaz Pornoya aracılık yapıyor” başlıklı bir haber yeraldı. Hilmi Bulunmaz’ ın siteleri blog siteleridir. Bu sitelerde “Sonraki Blog” linki vardır. Bu linke tıklanırsa, rastgele herhangi bir insanın sitesi çıkar. Bu rastgele çıkan siteleri biz seçmeyiz. Her tıklamada farklı bir site çıkar. Bazen Atatürk’ ü anlatan, bazen Mevlana’ yı anlatan site çıkabildiği gibi, porno siteler de çıkabilir. Bunlar dediğim gibi rastlantısaldır. Burak Caney bir gün o linke tıklamış, porno görüntülerinin olduğu bir siteyle karşılaşmış ve bundan dolayı Hilmi Bulunmaz’ ı pornocu olmakla suçluyor. İşin eğlenceli tarafı kendi sitesi de blog sitesi ve kendi sitesinde de bu link var. Blogger.com üyesi milyonlarca site var. Ve bu tüm insanlar Burak Caney’ in mantığıyla pornoya aracılık yapıyorlardı. Buna kargalar bile güler. Velhasıl bu haber Burak Caney’ in zeka seviyesini de göstermesi açısından ibret vericidir.

Facebook çılgınlığı ülkemizi sardığı zamanlarda, ben de bu siteye üye oldum. Eski okul arkadaşlarımı bulduğum için seviniyordum. Bu arada hocam Hilmi Bulunmaz da acaba üye midir, diye merak ettim. Baktım Hilmi Bulunmaz üye olmuş. Merak edip, profilini inceledim. Üye olduğu gruplara baktım. Allahım! ne göreyim, Burak Caney Hilmi Bulunmaz adını almış, üye olduğu gruplara Hilmi Bulunmaz’ ın pornocu olduğuna dair m
esajlar atıyor. Ben de derhal gruplara cevap yazıp, bu adamın aslında Hilmi Bulunmaz olmadığını, Burak Caney adlı bir kişi olduğunu dile getirdim. Aşağıda Burak Caney’ in Hilmi Bulunmaz adıyla kızlara laf atıp, Hilmi Bulunmaz’ ı küçük düşürmeye çalıştığı yazdığı yazı görülmektedir.

İnanmayanlar şu linke tıklayabilirler: http://www.facebook.com/wall.php?id=12430065211&page=4&hash=a951e76bdbbfdad0d8b256a873c9ce9f

Eğer link çalışmazsa; “Tiyatro Hayatın Aynasıdır” adlı facebook grubuna girmek gerekir. Bu grubun adresi: http://www.facebook.com/group.php?gid=12430065211

“The Wall” bölümündeki “See All” tıklanarak, insanların yazdıkları yorumlar okunabilir. Bu yorumların 5. sayfasında tanıdık bir isme rastlıyoruz: “Tiyatro Oyun”

Dikkat edilirse; Küçükosman Burak şöyle diyor: hilmi abimiz meydanı boş bulmuş güzel sallamış..Hayata ayna tutma lafzını anlamayanların bile tiyatro yapabildiği bir ülke burası sonuçta…

Bu yorum kime yapılmıştır; üç alttaki Tiyatro Oyun kişisine ama o zaman “tiyatro oyun” kullanıcısı var mıydı, yoktu. Çünkü adamın adı Hilmi Bulunmaz idi. Hilmi Bulunmaz kimliğiyle facebook ‘ da dolaşıyordu. Küçükosman Burak Bey’ de “hilmi abimiz” diye hitap etmiştir. Küçükosman Burak Bey’ in yaptığı bu yorum, Hilmi Bulunmaz adlı kişinin dönüşüm geçirip, “Tiyatro Oyun” adını aldığını ispatlamıştır. Bu arada “Tiyatro Oyun” kişisinin tiyatroyla ve kızlara laf atmasıyla ilgili sözler için ben yorum yapmayayım. Her şey ortadadır.

Sırayla Burak Caney, facebookdaki Hilmi Bulunmaz adını bırakıp, Hamdi Bilinmez adını almış ve Hilmi Bulunmaz fotoğrafının yerine çiçek resmi koymuştu. Daha sonra Burak Caney adını aldı ve başka birinin fotoğrafını eklemişti. Eklerken eski fotoğrafları silmediği için hepsi profilinde yüklüydü. Tüm fotolar yukarıdadır.

Bu arada sitesinden iğrenç yayınlarına, yalanlarına, iftiralarına devam etmekteydi. Bu yayınlar aylarca devam etti.

Ve bardağı taşıran son damlaya geliyoruz. Burak Caney , Bulunmaz Tiyatro’ dan arkadaşım Arzu Aybat’ ın bir casting ajansında bir kaç fotoğrafının olduğunu öğrenmiş. “Hilmi Bulunmaz casting ajanslarına itinayla manken yetiştiriyor” diye bir haber yaptı. Bu habere çok üzülen Arzu arkadaşımız kursu bırakmak zorunda kaldı. Burak Caney, bir iftirayla tiyatroya hevesli bir arkadaşımızın tiyatro yapma hevesini söndürdü. İşte haber:

HİLMİ BULUNMAZ ARTIK CAST AJANSLARINDAN OYUNCU KİRALAYIP MI ÇALIŞIYOR?
YUH DİYORUZ ARTIK, HİLMİ BULUNMAZ BUNU DA YAPTIYSA YUH!…
EĞER BİR İSİM BENZERLİĞİ DEĞİL İSE (Kİ NEREDEYSE KEMERİNDEN KIYAFETİNE DEK AYNI)

Bu da videolardaki görüntülerden:

Arzu arkadaşımız çok yetenekliydi. Hatta Coşkun Büktel’in “Shakespeare’ siz Herifler” ‘ adlı oyununun sahnelenmesi aşamasındaydık. Tam burada Arzu’ nun ayrılması Hilmi Bulunmaz’ ı sinirlendirdi ve haftalık yapılan video çekimlerinde Burak Caney için “orospu çocuğu” kelimelerini kullandı.

Türk Dil Kurumunun sözlüğünde şunlar yazılıdır:

Orospu çocuğu: is. Serseri, haylaz, hinoğluhin, hilekâr, kalleş.

Kalleş: s. Ar. Kallaş. Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan; birine gizlice kötülük eden

Demek ki; sözünde durmayanlara, takma isim ardına saklanarak insanlara iftira atan kalleş sapıklara, insanların arkasından her türlü gizlice kötülük edenlere; Türkçe Sözlük de “orospu çocuğu” deniliyor. Sözlükteki bu kelimeye bu kadar uyan başka bir insan zor buluruz. Hilmi Bulunmaz burada nesnel bir saptama yapmıştır.

Burak Caney, daha sonra Arzu Aybat’ a rüşvet teklif etti. Haberi şudur:
SEVGİLİ ARZU’YA AÇIK MEKTUP
SEVGİLİ ARZU
….
BİZ SANA DİYORUZ Kİ…..
DUR VE DÜŞÜN..
ON KERE DÜŞÜN, BİN KERE DÜŞÜN…
AMAN DİYORUZ
BİZİM İÇİN DEĞİL KENDİN İÇİN DÜŞÜN…
SEVGİLİ ARZU OYUNCULUK ÖĞRENME ÇABAN SAYGI DUYULACAK BİR MERAK, İLGİ.
AMA BUNU DOĞRU YERDEN ALMAN GEREKİR.
BU SAYFADA YAZILANLARI HİLMİ BULUNMAZ’IN YALANLAYAMADIĞI GEÇMİŞİNİ OKURSAN AZ ÇOK TANIYACAKSIN.
ONUN SOSYALİSTLİĞİ DE COŞKUN BÜKTELİN KİNİ ÜZERİNDEN YAPTIĞI SÖZDE TİYATRAL ALTERNATİFLİĞİ DE HEPSİ BİRER MASKE. BUNUN ASIL ZORU BAŞKA!
ELBETTE SANA GİT VE FAHİŞ FİYATLI KURSLARA YAZIL DEMİYORUZ. AMA NEREDEYSE HİÇ ÜCRETSİZ EHİL ELLERDEN DE BU ŞANSIN VAR. ÇOK VERİMLİ ÇALIŞAN (SARIYER GİBİ) HALK EĞİTİM MERKEZLERİ VAR. CİDDİYETLE ÇALIŞMALAR YAPAN KÜLTÜR MERKEZLERİ VAR (KEMAL ORUÇ, GİBİ YAPANLAR, ATİLLA İLHAN KÜLTÜR MERKEZİ GİBİ) AYDINLIK İNSANLARIN AYDINLIK NEZİH MEKANLARI VAR. GENÇLİĞİNDE AZ BİRAZ TİYATROYA (KOMEDYENLİĞE) BULAŞMIŞ KUYUMCU TÜCCARI DEĞİL BU İŞİN HEM TİYATRO EĞİTİMİNİ, HEM DE EĞİTİCİLİĞİN EĞİTİMİNİ ALMIŞ KİŞİLER VAR. SEN ÜNİVERSİTE MEZUNU AYDIN BİR İNSANSIN EĞİTİCİLİĞİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİNİ ANLAMIŞSINDIR. HİLMİ BULUNMAZ ANLAMAZ. ANLASA VİDEO KAYITLARLA AĞIZ DOLUSU KÜFÜRLER EDEMEZDİ DİLİ VARIP.
BİR KEZ DAHA DÜŞÜN
GEREKİYORSA BİN KEZ DAHA DÜŞÜN.
GEREKİYORSA TÜM MASRAFLARINI ÜSTLENECEĞİZ BİZE MAİL YOLLA, BAĞLANTI KUR.İNAN BU YAZDIKLARIMIZ, SÖYLEDİKLERİMİZ ASLA KENDİMİZ İÇİN DEĞİL SİZ SEVGİLİ GENÇLERİMİZ İÇİN. VE BU HASTALIKLI KOMPLEKSLİ KİŞİLERİN TİYATRO DÜNYASINDAN İŞTE BU NEDENLE SİLİNMESİ GEREK.
EVET SEVGİLİ ARZU ŞİMDİ DUR VE DÜŞÜN…

Yukarıdaki rüşvetin bir benzeri bana e-posta ile de gelmişti ve ne hikmetse yine Sarıyer Halk Eğitim merkezi öneriliyordu.

Hilmi Bulunmaz’ ın, Burak Caney’ e bulunduğu nesnel saptamadan sonra, Burak Caney’ in sitesinde birden değişiklikler olmaya başladı. Sitesinde yayınladığı tüm yazıları teker teker silmeye başladı ve sonunda sitesini kapatıp yeni sitesi olan www.tiyatrooyun.org‘ ye geçti. Bu arada costumbuktel.blogspot.com ‘ u kapatmayı da ihmal etmedi.

Şimdi sitesinde artık pornomontaj, videomontaj yapmıyor. Tiyatro haberleri yapmaya çalışıyor. Ancak bu tiyatro haberleri adeta bir süs gibi duruyor. Gerçek amaçları olan Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel’ i küçük düşürmek için fırsat kolluyorlar. Hiçbir şey bulamadıklarında iftiralara , yalanlara devam ediyorlar.

Tiyatrooyun.org’ daki iftiralardan bazılarını sunuyorum:

1. Daha evvel bahsettim “Sonraki Blog” haberini tekrar yayınladı. Haber başlığı “Hilmi Bulunmaz pornoya aracılık yapıyor “ idi.

2. “Hit uğruna yapılan rezillikler, utanmaz, arlanmazlar” başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde çekilen videoların izlenme oranını arttırmak için, internette yüzlerce siteye tek tek video koyduğum söylenmekteydi. Bu sitelerin bazıları erotik sitelermiş. Bu siteler izlendikçe bizim videoların izlenme oranları da artıyormuş. Halbuki ben sadece veoh.coma video yolluyorum. Bu işin içinde bir iş olduğunu sezerek, ufak bir araştırmayla bu gibi sitelerin veoh.com, youtube.com gibi sitelerden otomatik video topladıklarını öğrendim.

Yayınladıkları haberde 10 sitede videolarımızın olduğu ekran görüntülerini yayınlamışlar. Halbuki internette sadece bunlar gibi 10 site değil, yüzlerce site var. Biraz düşünselerdi; bu işlerin elle yapılmasındaki mantıksızlığı anlayabilirlerdi. Videoları koysam, ben koydum, derdim. Bundan da gocunmam, niye çekineyim ki, ama koymadım.

3. “Özenti Eser Theope Rezaleti” başlıklı bir haber yazıldı. Bu haberde aynen şöyle yazılmıştı: “Coşkun Büktel’ in Theope‘si daha ilk paragraftan acemice, amatörce yazılmış bir deneme. kaldı ki bu eserin özgün halinin bir Fransız eserinden kopya olduğu konusunda şaibeler uzun süredir konuşulmaktaydı.”

Aslında bu şaibeyi atan Prof. Dr. Özdemir Nutku ‘dur. Burak Caney hocasını koruma ve kollama görevini yaparken bile iftira atmaktadır.

4. Facebook’ da Tiyatronun başına bela olan bu dengesizlere dur diyecek 500 kişi yok mu?” adlı bir grup oluşturdular.

Burada da iftiralarına devam etmektedirler. Örneğin “.. Prof. Özdemir Nutku’ ya bıkmadan usanmadan iftiralar atabiliyor..” diye yazabiliyorlar. Halbuki Özdemir Nutku, Coşkun Büktel’ e iftira atmıştır.

Burak Caney, Türkiye’de binlerce kişiye e-posta atıp, gruplarına üye olma davetiyesi göndermiştir. Bir çok kişi haberi olmadan gruba üye yapılmıştır. Bazıları İngilizce’ leri yeterli olmadığından Join tuşuna basmışlardır. Gruplarında gerçek ismiyle üye olmayan bir çok kişi de vardı. Burak Caney bir çok e-posta adresi alıp, bunlarla grubunun sayısını arttırma yoluna gitmiştir. Hatta bir ara gruplarında Sibel Can da vardı.

Hilmi Bulunmaz’ ın Burak Caney’ e orospu çocuğu demesinden sonra Facebook’ taki grupta aşağıdaki görüntüsünü verdiğim video yayınlandı. Video altındaki yorumda “Tiyatro yazarlarını, sanatçılarını, hocalarını koruduk”, diye yazmışlar. Nasıl koruduklarını yukarıda gördük.

Yukarıdaki video Burak Caney tarafından kısaltılmıştır. Orijinal videoda Hilmi Bulunmaz, neden Burak Caney’e orospu çocuğu dediğini anlatmıştır. Ancak Burak Caney bu konuşmaları atıp, sadece orospu çocuğu kelimelerin geçtiği cümleleri almıştır. Bu, Burak Caney’ in bu olayın nedeninin kimse tarafından öğrenilmek istememesiyle açıklanabilir.

Burak Caney, çektiği Hilmi Bulunmaz ‘ ı küçük düşüren , O’ nunla alay ettiği videoları Facebook’da herkes görsün diye haber vermiştir.

Facebook grup üyeliklerinde bir tehlike vardır. Grup üyeliklerini isteyen herkes açabiliyor. Ve ne olduğu belli olmayan, ya da bunu anlamadan yükleyen pek çok Facebook kullanıcısı var. Oysa bu çok yanlıştır. Profil sayfanızda gereksiz kirlilik olmasının yanında daha da önemlisi şudur. Grubu kuran kişiye admin yani yönetici diyoruz. Admin olan kişi gruba üye olan herkesin üyelik bilgilerini, resimlerini her şeyini görme hakkına sahiptir. Bu hakk
ı da gruba girerken (APPLICATIONS) yani uygulamaları yüklemeden önce kabul ediyorsunuz. Buna dikkat etmenizde fayda var. Alakalı alakasız bir sürü gruba üye olurken, bilgilerinizin de karşıdaki admine açıkça verildiğini sakın unutmayın.

Burak Caney’ in yalanlarından bazılarını sunuyorum:

1. Tiyatrooyun.org sitesinin bulunduğu hosting firmasına telefon açılmış ve bu site adının Coşkun Büktel veya Hilmi Bulunmaz tarafından satın alınması için teklif yaptıklarını yazmışlar. Halbuki olay tam tersi olmuş. Hosting firması, site adını Coşkun Büktel’ e satmak için teklif etmiş; Coşkun Büktel kabul etmemiş. Eğer kabul etseydi; şu andaki tiyatrooyun.org sitesi olmayacaktı.

2. Eskiden sitesinde yorumda bulunanların e-posta adresleri yer alıyordu. Yorumcuların hepsi Burak Caney yanlısı insanlardı. Ben de bu insanlara e-posta atıp, Burak Caney’ i anlatmak istedim. Ancak hepsinin mail adresi boş çıktı. Neden böyle diye sorduğumda; editör, yorumda bulunanların e-posta adreslerini bilerek değiştirdiğini söyledi. Ancak şunu unutmuş ki; yorum yazıldığında anında siteye konuluyor. 1 sn bile geçmiyor. 1 sn. de mi, e-posta adreslerini değiştiriyorlar. Yorumların hepsi Burak Caney tarafından yapılmıştır. Şu anda bile çeşitli adlar kullanarak, yaptığı yorumlarla kendini savunmaya çalışıyor.

3. Tiyatrooyun.org editörü kendisinin Burak Caney olmadığını habire ileri sürüyor. Burak Caney’ i kovduk gibi, komik şeyler yazıyorlar. Bugünlerde de Burak Caney kim; biz onu tanımıyoruz diyorlar. Üç maymunları; yani görmedik, duymadık, bilmiyoruzu oynuyorlar. Ancak sizler bana mail attınız ve böbürlenerek biz hepimiz Burak Caney’ iz , demediniz mi?
Biz şu anda 24 kişi olduk, sayımız giderek artıyor, demediniz mi?
Facebook’ da adınız Hilmi Bulunmaz idi, sonra Hamdi Bilinmez oldu, sonra Burak Caney oldu, şimdi Tiyatro Oyun oldu.
Siz o rezil videoların, porno montajların olduğu tiyatrooyun.blogspot.com’ u bırakıp apar topar http://www.tiyatrooyun.org sitesine geçiş yapmadınız, mı?
Tiyatrooyun.blogspot.com’ daki haberlerin hepsini tiyatrooyun.org’ a taşımadınız mı?
Tiyatrooyun.blogspot.com da tiyatrooyun.org açılışı için haberler yapmadınız mı?
Yakında Tiyatrooyun.org’ dan Yayındayız gibi haberler yapmadınız mı?

Tiyatrooyun.org sitesi açılırken bir çok kişiden kutlama mesajları gelir. Bu mesajlardaki hitaplarda “Sevgili Burak” , “Sayın Burak Caney” vardır. Yani sitenin kurucusu Burak Caney’ dir. Karşılarında muhatap oldukları kişi Burak Caney’ dir. Burak Caney de kendisine gelen bu kutlama mesajlarını büyük bir gururla sitesinde yayınlamıştır.

Burak Caney=Tiyatro Oyun. Bu 2×2 =4 kadar gerçektir.

Eğer bir insan kendinden eminse, kendisi haklıysa niye adını vermez. Aslında Burak Caney de saya saya bitiremediğim o iğrenç faaliyetlerinden dolayı, kendini suçlu hissediyor ve adını veremiyor. Adını verirse, başına neler geler geleceğini çok iyi biliyor.

Burak Caney’ in yaptığı bazı alçaklıklardan örnek veriyorum:

1. Coşkun Büktel’ in “Theope” eseri hakkındaki iğrenç yorumları:
Theope için söylenenlerden alt metinleri okuyalım (bu yöntemi hilmiden çaldık)

“İnsanı sinirlendirecek kadar mükemmel yazılmış bir oyun.”
SEÇKİN SELVİ
(Düz bi laf söylemek bana yakışmaz alengirli laf ettim böylece övmüş gibi de oldum ama bir gün biri bu hatalı metinlerle dolu kitabı neden övdün derse kıvırma payıda olan bir cümle oldu. Okumadan övünce insan riske giriyor ama napıyım okuyamadım sıkıcı bir girişi vardı)

“Theope Türk tiyatrosunda yepyeni bir kulvar açıyor.”
CÜNEYT TÜREL
(Bu açılan kulvarda gördük ki Artık amatörlerde oyun yazıyor güzel bişey belki zamanla aralarından iyiler de çıkabilir)

“Hayran oldum.”
CİHAN ÜNAL
(Ulan adam illa oyunum için bişey de diye musallat oldu en kestirmeden bunu dedim kurtuldum bari)

“Türkiye’de ‘oyun okunmaz’ yargısını kıran oyun.”
HİLMİ BULUNMAZ
(Şıııraaaa şıracı geldi hanım şıraaaaa.. Ablaa bozacı geçti mi az önce burdan? Şöyle sakallı asık surat biri?)

“Theope’yi kendi oyunlarımın hepsinden daha çok beğeniyorum.”
MEMET BAYDUR
(Yoksa “asiye nasıl kurtulur “muydu ya o okuduğum? Yaşlandık mı ne karıştırdım okuduğum kitapları. Aman ya neyse ne adam iyi bi laf ettik sevindi gitti işte sevaptır)

“(Theope) Freud okumuş bir Sophokles’in oyunu olabilirdi.”
SELÇUK EREZ
(Hıh hıh hıhh iyi akılları karıştırdım okumadım ki ne diyim şimdi arka kapaktan bunu çıkardım)

“Theope Türk dilinin Hamlet’idir, ama Hamlet’i çıkardığınızda geriye devasa bir Britanya tiyatrosu kalır. Theope’yi çıkardığınızda ise koca bir serap ve birkaç damla su.”
ACAR BURAK BENGİ
(Bu Acar Burak Bengi kim ya? Tanıyan gören var mı? Sanal biri mi ne? Göremediğimiz için bilinç altını da yansıtamadık)

“Theope, Nobel’i hak ediyor.”
HAMDİ ALKAN
(Daha ne diyim en bildiğim en değerli lafı ettim adam dostum nede olsa. Belki ucuza bi dandik dizi yazar bana zaten dikiş tutturamadım iyi bi senaryoya ödeyecek param mı var? )

“‘Savaşa hayır sevgiye evet’ mesajı veriyor. ‘Savaşa hayır’ demenin suç olduğu memleketmizde hayli cesur bir mesaj.”
NAZLI ILICAK
(Arka kapaktan da ancak bu kadarı çıkarılabilirdi aman şekerim birazdan oğlumla alemlere akacaz ordan da iftara yetişcem uğraşamam)

“Theope’yi okumadınızsa, Türk dilinin nelere kadir olduğunu tam olarak bilmiyorsunuz demektir.”
BİROL GÜVEN
(Ulan ben böyle bişey yazsam açılktan sürünürdüm kim miker dili mili televizyonda da tiyatroda da iş yapmaz bu)

“Büyülendim.”
HASAN ALİ TOPTAŞ
(Adam bir haftadır yorum yap diye peşimde yani bu azim bu cesaret.. doğrusu ya eserine tapan bu adamdan büyülendim.. haa eseri mi? ne biliyim ben .. okumadım ki…)

2. Burak Caney, başka birini Burak Caney’ miş gibi göstermek istedi. Bize Burak Caney’ den e-postalar geliyordu. Bu e-postalarda powerpoint sunumları vardı. Bu belgelerin özellikler kısmında yazan kişi olarak, tiyatrom.com sitesinin sahibi olan A.Ertuğrul Timur görülüyordu. Burak Caney, bizim A.Ertuğrul Timur’ u Burak Caney olarak görmemizi istiyordu. Hatta bir başkasına giden sunum belgesinde de Hilmi Bulunmaz adı vardı. Yani Burak Caney , Hilmi Bulunmaz’ ı bile Burak Caney olarak göstermek istemiş. Böylelikle Hilmi Bulunmaz’ ın A. Ertuğrul Timur, Yaşam Kaya, Mustafa Demirkanlı gibi internetten tiyatro yayıncılığı yapan kişilerle arasının bozulmasını istemiştir. Bunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

3. Webstats olayı ve açığa çıkan gerçekler

Semih Demirci adlı bir kişiden bir e-posta gelir. Bu e-p
ostada Burak Caney’ in kimliğinin nasıl ortaya çıkartılacağı anlatılıyordu. Şu an tiyatrom.com ana sayfası yoktur. Bu sitenin google önbellek görüntüsünden yararlanacağız. http://64.233.183.104/search?q=cache:3aVGH6T0ZKgJ:www.tiyatrom.com/%3Fwww.aciktiyatro.com+site:www.tiyatrom.com+tiyatrom.com&hl=tr&ct=clnk&cd=2&gl=tr

Bu linke tıklayıp, sayfanın alt tarafındaki beyaz alanı seçtiğimizde “Web Stats” yazısı çıkmaktadır. Webstats sitesi, siteye kaç kişinin girdiği gibi istatistiki bilgiler sunan bir sitedir. Bu “Web Stats” yazısı beyaz olduğundan ve arka plan rengi de beyaz olduğundan bu yazı görünmemektedir. Bu yazıyı görünür kılmak için sayfanın başındayken mouse ile sol tıklayıp elinizi çekmeden sayfanın altına kadar sürüklemek yeterlidir.

Şimdi bu sayfanın HTML kodunu incelememiz gerekir. Bunun için Mouse’ a sağ
tıklayıp “Kaynağı görüntüle” yada “View Source” tıklanır. Açılan dosyanın en altına gidelim. En aşağıdan yavaşça yukarı doğru çıktığımızda

“var wozone=”7200″,wouser=”aetimur”, wobanner=11;

Cümlesini görüyoruz. Burada wouser = aetimur yazıyor. (user kelimesinin Türkçe karşılığı, kullanıcı adıdır. Buradan kullanıcı adının aetimur olduğunu anlıyoruz. Ancak Ertuğrul Timur, bu durumdan haberdar olduğu gün bu kodu değiştirmiş ve tiyatrom yapmıştır. Biz tiyatrom kelimesini göreceğiz.

Şimdi web stats yazısına tıklayalım ya da www.onlinewebstats.com adresine girelim.

Açılan sayfada sağda bulunan “Üyelik İşlemleri” tuşunu tıklayalım.

Sağdaki kullanıcı adı bölümüne aetimur yazalım ve “Şifremi Unuttum” tuşuna basalım.

Sonuçta yukarıda ekranla karşılaşıyoruz. Şifreniz burakcaney@gmail.com adresine gönderilmiştir. Bu demek oluyor ki; http://www.tiyatrom.com sitesindeki webstat sitesinin kullanıcı adı burakcaney@gmail.com mail adresi ile alınmıştır. Yani Ertuğrul Timur bu mail adresini kullanmaktadır; gibi bir sonuç çıkmaktadır.

Bu haber geldiğinde çok şaşırmıştım . Ertuğrul Timur’ un Burak Caney olmasına inanamamıştım. Ama deliller Ertuğrul Timur’ un Burak Caney olduğunu söylüyordu. Biz tam bunu haber yapacaktık ki Ertuğrul Timur’ dan e-posta geldi. Özetle şifresini çaldırabileceği olasılığından bahsetti. Hatta şöyle bir örnek verdi: Bir e-posta yazıyormuş; ancak tam bitirdiğinde, hemen siliniyormuş. Bu, önce bir kez olmuş. Bir sonraki gün tekrar e-posta yazmak istemiş ve bu da silinmiş. Ancak silinmesinden önce yazdığı bir kaç kelime dikkatini çekmiş. Çünkü aynı kelimeleri yazarken, her defasında e-postası siliniyormuş. O kelime şuymuş: Öncü Grey Wolf . Bu isme facebook’ da bize karşı kurulan grubun üyeleri arasında görmekteyiz. Yine bu kişiye TODER başkanı Ulvi Alacakaptan’ a karşı kurulan grubun adminlerinden biri olarak görmekteyiz.

Ertuğrul Timur’ un verdiği bu bilgiler ışığında anlıyoruz ki; bu kişi Ertuğrul Timur’ un şifresini çalmış, ana sayfasında tahrifat yapmıştır. Ana sayfasının koduna tiyatrooyun.org içeren satırlar bırakmış ve bu kişi Ertuğrul Timur ‘ u Burak Caney olarak göstermek istemiştir. Ertuğrul Timur’ un makinesine keylogger, trojan türü bir program yerleştirmiştir. Bu kişi Burak Caney ile beraber hareket etmektedir. Burak Caney’ i desteklemekte ve bunu yaparken de adli suç işlemiştir. Bilişim suçlarına göre başkasının bilgisayarını ele geçirmek büyük bir suçtur. Bu arkadaşımız işlediği suçun cezasını ispatlanırsa, çekecektir.

Ertuğrul Timur’ a bilgisayarına hiçbir şey yapmamasını söyledim. Eğer deliller hala duruyorsa, bu kolayca ispatlanacak bir şeydir. Neticede Burak Caney amacına ulaşmak için yalan olmuş, iftira olmuş, hile olmuş, adli suç olmuş fark etmez bir yolda ilerlemektedir. Amaca giden yolda her türlü araç kullanılır; düsturuyla hareket etmektedir.

Bizler ise oyunu kuralına göre oynamak zorundayız. Bu belki bizim işimizi zorlaştıracak ama yine bu mücadeleyi bizim kazanacağımızdan kuşkum yoktur.

Bu arada Burak Caney’ in ve Tiyatrooyun.org sitesinin editörlerinin gerçek kimliklerini bilenlerin benimle irtibata geçmeleri insaniyet namına önemle duyurulur.

Burak Caney’ den bir küstahlık daha:
http://www.bulunmazhilmi.blogspot.com linkine tıklarsanız, şöyle bir sayfayla karşılaşıyorsunuz.

Dikkat ederseniz; iletiyi gönderen: Tiyatrooyun dur.

Bu yazıda, Burak Caney’ in bizlerle ilgili yaptığı haberleri arşivleyen, kullandığı fotoğrafları bana ileten Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel’ e teşekkür ederim. A.Ertuğrul Timur’ un yaptığı samimi açıklamaları ve başına gelen kötü olaylar için üzüldüğümü belirtirim.

Gmail e-posta adresi almak

Gmail, bir Google hizmetidir. Gmail e-posta adresi alarak bir çok Google hizmetini de almış olursunuz. Bunlardan en önemlisi de blogger.com’ dan ücretsiz blog hizmeti almaktır.

Şimdi gmail adresi nasıl alınır, onu anlatacağım:

http://www.gmail.com sitesine girilir.

Sağ alttaki “KAYDOLUN” tuşuna basılır.

Boş haneler doldurulur.
“Kabul ediyorum.Hesabımı oluşturun.” tuşuna basılır.

Sağ üstte bulunan “Hazırım,bana hesabımı göster” linkine tıklayarak hesabımızı görebiliriz.

Yeni hesabınız hayırlı olsun.
Herkese faydalı olması dileğiyle…

Blogger.com 'dan blog hizmeti almak

Blogger.com bir Google hizmetidir. Tüm dünyada en popüler ve en güvenli blog sitesidir. Blogger.com’ da blog oluşturmak kolay ve hızlıdır. İlk önce bir gmail hesabı edinmek gereklidir. Eğer hesabınız yoksa www.gmail.com ‘da bir hesap yaratılması gereklidir.Bunun için yukarıdaki yazımı okuyabilirsiniz.

Blog almak için şunlar yapılır:
www.blogger.com ‘a girilir.

BLOGUNUZU ŞİMDİ OLUŞTURUN tuşuna basılır.


Yukarıdaki alanlar doldurulur. DEVAM ET tuşuna basılır.

Blog Başlığına herhangi bir kelime veya kelimeler girilebilir. Örneğin “merhaba hayat”, “hayatın içinden”, “işte hayatım” gibi…Tamamen sizin istediğinize kalmıştır.
Blog adresine adınızı soyadını girebilirsiniz; eğer uygun değilse başka kelimeler yada e-posta adresinizi girebilirsiniz. Bu adres sizin blog adresiniz olacaktır. Örneğin blog adresine simsekkazim yazarsanız, sayfanızın adı simsekkazim.blogspot.com olacaktır. O yüzden sizi hatırlatan bir isim olmasında fayda vardır. DEVAM ET tuşuna basılır.

İstenilen şablon seçilir. DEVAM ET tuşuna basılır.

Artık bir blog sayfasına sahip olduk. BLOGLAMAYA BAŞLA tuşuna basarak ilk yazılarımızı göndermeye başlayabiliriz.

YAZIYI YAYINLA tuşuna basarak yazımızı yayınlarız; ŞİMDİ KAYDET tuşuna basarsak, yazı kaydedilir ancak internette yayınlanmaz.
Blogger hizmeti tamamen Türkçe olduğundan kullanması kolaydır.
Herkese faydası olması dileğiyle…

Hilmi Bulunmaz ile 21 Ekim 2007 pazar günü yaptığımız söyleşimiz…

“Bulunmaz Tiyatro” yönetmeni “Hilmi Bulunmaz” ile 21 Ekim 2007 pazar günü yaptığımız söyleşimizi yayınlıyorum. Soruları ben hazırladım ve sordum.

S: Tiyatro nedir? Tiyatronun hayatımızdaki yeri nedir?
C: Tiyatro nediri yanıtlamak için önce, tiyatro ne değildiri yanıtlamak gerekiyor bence. Örnekse tiyatro patlıcan değildir. Tiyatro profesör değildir. Tiyatro internet canavarı olmak değildir…Klasik tanımını söyleyeceğim. Tiyatro, insanı, insana, insanca anlatan ve insan soluğunun izleyiciler, katılımcılar tarafından anında duyumsandığı, elektriklenmenin anında duyumsanması gerektiği sanat dallarından biri…”Bulunmaz Tiyatro” ‘nun anlayışına göre tiyatro bütün marksistlerin, sosyalistlerin, ilericilerin görev verdiği gibi, bir görev aşkıyla toplumsal, sosyolojik, antropolojik, yöntem bilimsel anlayışla, halka insanlara, izleyiciye, dünyanın değişebilir, düzenlerin değişebilir, kapitalizmin, faşizmin, emperyalizmin yıkılabilir olduğunu duyumsatan bir özü olan sanat dalıdır.

S: Bulunmaz Tiyatro’ nun diğer tiyatrolardan farkı nedir?
C: … Bulunmaz Tiyatro marksistdir. Bundan ödün vermez. Kesinlikle ödün vermez….Kesinkes marksistdir…. Dünyanın değişebilir, düzenlerin değişebilir olduğunu vurgulayan ve buna hizmet eden 100 civarında oyun sahnelemiş olan, en çok tanınan oyunlarımız Aziz Nesin’ in “Sen Gara Değilsin” oyunu beş yıl oynandı. .. Nazım Hikmet ‘ in “İnek” oyunu yüzlerce kez oynandı “Muammer Karaca Tiyatrosu” nda . Sosyalist, ilerici yazarların yapıtlarını sahneye koyan Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Bertolt Brecht, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat gibi ilerici insanların oyunlarını sahneye koyduğu halka borcu olan, ben Hilmi Bulunmaz’ ım; ilkokulu zor bitirdim, binlerce kitap okuyabildim, mücadele verebildim ve halk beni doyurdu. Örneğin biraz evvel üç poğça yedim, çay içtim. Halk beni doyuruyor, ben de onlara borcumu tiyatro ile ödeyebilirim ancak…

Telefon konuşmasına devam ediyoruz

Kazım Şimşek: Merhaba Larry, biraz evvel bizim kafayı yemiş editörümüzle konuşmuşsun. Konuşmanda “Sonraki Blog linkine tıklanınca para kazanıyoruz” demişsin, doğru mudur?

Larry Page: Hayır, doğru değil, sakın o editöre doğruyu söyleme. O bizim bu linklere tıklayınca, para kazandığımızı sansın. Biz “sonraki blog” linkini diğer insanların bloglarına hızlı geçiş olsun diye, koyduk. İnsanlar blog okumayı seviyor, bu yüzden onlara yardımcı olalım, dedik.

Kazım Şimşek: Bizim editör kafayı fena bozdu. Ben tıklıyorum tıklıyorum, bir porno sitesine denk gelemedim. Ama bizim bahtsız editörümüz ne hikmetse her tıkladığında porno sitesiyle karşılaşıyormuş. Çok yazık ya, herhalde onda bir keramet(!) var. Bir ara ona mesaj atarak demiştim ki, eğer Hilmi Bulunmaz pornoya aracılık ediyorsa, o zaman milyonlarca insan da pornoya aracılık ediyor. Adam demez mi, beni onlar ilgilendirmiyor, sadece Hilmi Bulunmaz ilgilendiriyor. Adam böyle işte, ne yaparsın, Hilmi Bulunmaz ile yatıyor, onunla kalkıyor.

Laryy Page: Şu editöre şunu söyler misin, bu linklere tıklayıp porno sitelerine gitmek istiyorsa, kendisi bilir. Ancak bu linkten porno sitelerine bulması şans işi. Çok fazla tıklaması lazım. Ona daha kolay yol göstereyim; bizim arama motoruna porno kelimesini yazıp, çıkan sonuçlara tıklasın, daha zahmetsizce, değil mi?

Kazım Şimşek : Haklısın da, bizim editörde onu akıl edecek zeka yoktur, diye düşünüyorum. O hep “sonraki blog” linklerinden porno sitelerine ulaşmak istiyor. Yine de editöre söyleyeceğim; habire o linklere tıklayıp zorlamasın kendisini, parmakları zedelenecek. Yazık değil mi, O’ nun parmaklarına. O güzelim parmaklardan ne güzel iftiralar, yalanlar çıkıyor. Bu iftiralara, yalanlara devam etmesi için o parmakların sağlıklı olması lazım. Hem o porno sitelerinin müdayimi olsa gerek; çünkü bizim hocanın porno montajlarını yapmıştı daha önceden. Bu sitelere ulaşmayı çok iyi biliyor.

Larry Page: Kazım, sen şu editörle niye uğraşıyorsun ki. Bırak adamı, zaten kafadan sakat biri…

Kazım Şimşek: Ama o adam tatlı diliyle kendi tarafına yüzlerce insan çekti. Aralarında öğretim görevlileri, yazarlar, oyuncular, öğrenciler var. Facebook’ da bir grup bile oluşturdular. Sayıları giderek artıyor.

Laryy Page: Yani sen diyorsun ki; bu yüzlerce kişinin lideri bir editör, hem de kafadan sakat bir editör.

Kazım Şimşek : Ne yazık ki öyle. Adam adını bile vermiyor, daha önceki sitesinde bizim hocanın resimlerinden porno videolar yapmıştı. Bu videoları bizim hoca kaydetmiş, kendi sitesinde devamlı yayınlıyor. Ancak hala bu videolar varken bile bu adamın etrafında toplanan insanlar var. Ben aylardır bu işe çok şaşırıyorum, olacak iş değil ama gerçek budur. Maalesef bu tiyatro dünyasında bu kadar namuslu(!) insan olduğunu bilmiyordum. Benim için de iyi bir deneyim oluyor, insanların gerçek yüzlerini daha iyi görüyorum. Adam mıknatıs gibi etrafına bir çok güzel(!) insan çekiyor.

Adam bir de kapitalist dünyayı eleştireyim derken, bedava verilen video alanlarından, bedava bloglardan dem vuruyor. O’ na demezler mi, o zaman bedava mail adresleri de paralı olsun. Adamcağızın mail adresi nedir, biliyor musun?Tiyatrooyun@gmail.com. Evet, çok ilginç ama adam seni eleştiriyor, ancak aldığı gmail adresinin bir google hizmeti olduğunu bilmiyor. Aynen youtube.com, blogger.com gibi gmail de bir google hizmetidir. Adama demezler mi; sen bu bedava hizmetleri beğenmiyorsun, bunların kapitalistlere para kazandırdığını düşünüyorsun, sen de git paralı bir mail adresi al, rahat et. İşte böyle Larry, maalesef hala bu adamı ve yazdıklarını destekleyenler var. Bunlara laf anlatamıyorum. Beni anlamak istemiyorlar. Halbuki ben çok basit yazıyorum. En salak adamın anlayacağı türden yazıyorum ama hala anlamıyorlar beni.

Bu adama open source(açık kaynak) yani lisans parası istenmeden yazılımların kodlarının verildiği programlardan bahsedeceğim ama adam anlamaz ki. Bu tiyatro dünyasında bilişim dünyasından bihaber çok insan var. Bizim editörün gözünde, bedava ne varsa hepsi kötüdür. Ancak yazılım dünyasında Open Office gibi bir program var ve Microsoft Office programına taş çıkartır. Editörümüz, bu Open Office programı için bile kapitalistlere para kazandırdığından bahseder ve yine çamurunu atar.

Kazım Şimşek: Ha şunu da söyleyeyim, bizim sitenin editörü seni tekrar ararsa, ona selam(!) söylersin benden.

Laryy Page: Peki, Kazım. Aradığında selamını(!) ileteceğim ona. Allah sana kolaylık versin. İnşallah o tuhaf editör ve destekleyicileri de gerçekleri görürler.

Kazım Şimşek: Pek ümidim yok, Larry. Ama bunlara karşı mücadelem sürecek.

NOT: Open Office programı , Microsoft Office programına benzer. İçinde Word,Excel, Powerpoint’ e denk programlar vardır. Hatta Türkçe imla denetimi de vardır. Buradan bu sitenin aziz(!) editörüne bir iyilik yapayım ve bu programı tavsiye edeyim. Böylece imla hatalarını en aza indirir de, artık herkesi güldürmeyi keser.

Larry Page ile aramızdaki telefon konuşması

Kazım Şimşek: Merhaba Larry abi, çoktandır görünmüyorsun ortalarda.
Larry Page: İyiyim sağol, Bill Gates ile uğraşıyorum.
Kazım Şimşek: Lary abi! Yardımına ihtiyacım var.
Larry Page: Nedir, Kazım kardeşim.
Kazım Şimşek: Larry, siz Google firmasını kurdunuz, büyüdünüz, blogger.com’ u da satın aldınız. Blogger.com’ dan milyonlarca insan gibi ben ve hocam Hilmi Bulunmaz da faydalanıyor. Türkiyede yayın yapan bir site var. Sitenin adı tiyatrooyun.org, işte bu sitenin editörü kafayı biraz yemiş, bizim hocanın pornoya araclık yaptığını söylüyor. Lütfen Larry, şu “Sonraki Blog” linkini kaldır mısın? Bak, rica ediyorum.
(15 dakika süresince Larry dumura uğramıştır, cevap veremez)
Larry Page: Kazım , şu sitenin editörüne söyle de, o linke tıklamasın, beni de delirtmesin. Zaten burada Bill Gates ile başım dertte, bir de o deliyle uğraşamam.
Kazım Şimşek: Tamam , Larry abi, kusura bakma… Rahatsız ettim. Ama adam bu yayınlarla kendisine bayağı taraftar bile kazandı. Facebook’ da grup bile oluşturdular.
Larry Page: Kazımcığım , en tez zamanda Türkiye’ de akıl hastaneleri inşa edilsin, başka çaresi yok.
Kazım Şimşek: Peki Larry abi, tez zamanda bu isteğini Sağlık Bakanlığı’ na bildireceğim.
Larry Page: O arkadaşlara acil şifalar diliyorum.
Kazım Şimşek: Ben de diliyorum ama, pek umudum yok. Çünkü onlar kendilerini tilki gibi akıllı zannediyorlar.

NOT: Larry Page, Google firmasının kurucularındandır. Bu telefon konuşması Larry Page’ in izni alınarak yayınlanmıştır.

Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi'nde oynadık…

11 Mayıs 2008 Pazar günü 15:00’de Okmeydanı semtindeki Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde Sen Gara Değilsin oyununu oynadık.

O gün 14:00′ de Bulunmaz Tiyatro’ya geldim; oyuncu arkadaşım Hüseyin Dinç ve hocam Hilmi Bulunmaz oradaydılar. Hemen, oyunda kullandığımız aksesuarları alıp, arabaya bindik. Her zaman olduğu gibi, hocamız bizi kültür merkezine götürecekti. Hüseyin ve ben arabanın arkasına oturduk. Güzelce koltuklara yerleşmiştik ki, hocamın “Okmeydanı’na nasıl gideceğiz?” demesiyle, bir an koltuğumdan doğrulup saatime baktım; 14:10 du. Daha oyunun başlamasına 50 dakika vardı. İçimden “herhalde yetişiriz” dedim. Dolapdere’den aşağıya inip, anayola çıktık. Okmeydanı’na doğru yola koyulduk. Okmeydanı tabelasını görünce saptık, ancak yanlış sapmışız; yoldan geçen insanlara “Okmeydanı’ ndaki Şark Kahvesi nerededir?” diye sorduk. Çünkü YÇKM, Şark Kahvesi’nin yakınındaydı. Onların tarif ettiği şekilde yola devam ederken, diğer oyuncu arkadaşım Eser Bozan’a telefon edip kültür merkezinin yerini tarif etmesini istedim. Kendisi daha evvel kültür merkezine gelmişti. Sağolsun Eser arkadaşım öyle güzel tarif etti ki(!), Edirne’den çıkmadığımız için şanslıydık. Sonunda kültür merkezine ulaştık. Bizi içtenlikle karşılayan insanlar vardı. Oyunun başlamasına 10 dakika kaldığından, fazla sohbet edemeden, hemen giysilerimizi değiştirip, dekoru ve aksesuarları hazırlamaya başladık. İzleyiciler salonu doldururken, bizler de kendi aramızda oyunla ilgili son taktikleri birbirimize veriyorduk.

Oyunu güzel bir şekilde sunduk. İzleyicilerden kuvvetli alkış aldık. Oyundan sonra konuştuğumuz insanlar, oyunumuzu beğendiklerini söylediler. Bu da bizleri epey mutlu etti.

İzleyicilerimiz arasında hocamın eski öğrencisi, şimdi Levent Kırca Tiyatrosu’nda oynayan Bülent Demir vardı. Bülent Demir, bizlerin oyununu beğendiğini söyledi.

Oyun sonrası tiyatromuza döndük. Geçen hafta tiyatromuzda oyunculuk çalışmalarına başlayan İlayda ve kuzeni Raşit yine gelmişlerdi. Hem de hocamızın kendilerine verdiği ödeve çalışarak. İlayda, Anton Çehov’un Bir Evlenme Teklifi‘ndeki Natalya rolünü ezberlemişti. Okuma provası yaptık. Ben, Stepan Stepanoviç Çubukof’un; Hüseyin, İvan Vasilyeviç Lomof’un repliklerini okurken; İlayda ezberden Natalya’ nın repliklerini söylüyordu.

Her pazar 18:00’de kendi yerimizde (Nazım Hikmet Sahnesi’nde) oynuyorduk. O gün de Pazar olduğuna göre bir saat daha sahnede olmamız gerekiyordu. Okuma provası bittikten sonra, oyun öncesi hazırlıklara başladık. 18:00’de oyunumuzu bir defa daha sunduk. Böylelikle bizler için bir ilk oldu ve bir günde iki defa oyun oynadık.

Önümüzdeki günlerde Sen Gara Değilsin oyununa ikincisi katılacak ve Anton Çehov’un Bir Evlenme Teklifi“‘ni de halkımızın önünde sergileyeceğiz. Bizler, yani Bulunmaz Tiyatro oyuncuları olarak, her geçen gün kendimize güvenimiz artıyor ve hocamızın bize duyduğu sonsuz güven sayesinde daha çok güzel işler yapacağımızı düşünüyorum.

Etiket Bulutu