Yaptıklarım, okuduklarım, seyrettiklerim, dinlediklerim, gezdiklerim …

Archive for Eylül, 2010

"Tiyatro…Tiyatro…" dergisi Yayın Yönetmeni ve "www.tiyatrodergisi.com.tr" sitesinin sahibi Mustafa Demirkanlı’ya yanıtım…

“Tiyatro…Tiyatro…” dergisi Yayın Yönetmeni ve “http://tiyatrodergisi.com.tr” sitesinin sahibi Mustafa Demirkanlı’nın “(OYUN (يَلْهو / PLAY / GIOCO / играть / παίζω)’nun Sırrı ve Bulunmaz’ın Esnaf Uyanıklığı…” başlıklı yazısı ile “Kazım, Bulunmaz’a Söyleme! O, Anlattıklarını Sahi Sanmaya Devam Etsin…” başlıklı yazılarına yanıtım aşağıdadır.

Mustafa Demirkanlı, “(OYUN (يَلْهو / PLAY / GIOCO / играть / παίζω)’nun Sırrı ve Bulunmaz’ın Esnaf Uyanıklığı…” başlıklı yazısında Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği “tiyatroyunblogspot.com” sitesinin izlenirliğini arttırmak için, site başlığında çeşitli dillerde OYUN kelimesini kullandığını ve bu durumun, Hilmi Bulunmaz’ın kendi sitesinin izlenme oranını arttırmak için uyguladığı bir taktik (“esnaf uyanıklığı”) olduğunu söylemiştir.

Google’a “oyun” kelimesi yazanların, yanlışlıkla Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği “tiyatroyunblogspot.com” sitesine girdiğini ve böylelikle bu sitenin izlenme oranını, bilerek arttırdığını yazdı.

Ben bu komik iddiaya cevaben bir yazı hazırlayarak, yayınlanması için, Hilmi Bulunmaz’a gönderdim. Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği “tiyatroyun.blogspot” da çıkan yazım aşağıdadır:

 


——————————————————-

Yukarıdaki görsel gereç, www.tiyatroyun.blogspot.com sitesiyle ilgili bir belge. Bu belge, “Google Analytics”in bir hizmetidir ve oradan alınmıştır. “Google Analytics”, web sitelerinin izlenme istatistikleriyle ilgili olarak ayrıntılı bilgi verip, bu konuda günlük ve aylık olarak rapor hazırlayan çok önemli bir kuruluştur.

“Google Analytics”in sunduğu raporlarda; “toplam ziyaretçi sayısı”, “en çok aranan kelimeler”, “hangi sitelerden gelindiği” vs. gibi birçok önemli ve ufuk açıcı bilgiler vardır.

Hilmi Bulunmaz’ın sitelerinden biri olan http://www.tiyatroyun.blogspot.com sitesinde “anahtar kelimeler” ile ilgili rapor, yukarıdaki belgede çok net bir biçimde görünmektedir. Bu belgeyi, daha net olarak görebilmek için, bu belgenin üzerine tıklamanız gerekir.

Bu belgenin üzerine tıkladığınızda, 31 Ağustos 2010 itibariyle “en çok izlenen on anahtar kelime” ve “ziyaret sayısı”, çok net olarak karşınıza çıkar:

1 – tiyatroyun………………………………………..187
2 – dündar incesu…………………………………..43
3 – cem düzova……………………………………….41
4 – ikinc bir theope var ömer f. kurhan….35
5 – orhan alkaya’yı devirmek………………….33
6 – bilge emin…………………………………………32
7 – yrd. doç. adnan tönel…………… …………..32
8 – rengin arslan…………………. ………………..30
9 – melih anık……………………………. ………….28
10 – süheyl eğriboz…………….. ………… ……..27

Bu “anahtar kelimeler” yardımıyla Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği http://www.tiyatroyun.blogspot.com sitesine ulaşılmıştır. Daha somut ve sizin için “daha inandırıcı” bilgilerine vakıf olmanız için, Hilmi Bulunmaz’ın sürekli olarak vurgulayıp, âdeta slogan hâline getirdiği gibi; “Rakamlarımızı denetlemek isteyenleri, pazar hariç, 08.00-20.00 arası bekliyoruz. Denetime kapalı sitelere güvenmeyin!”

Demirkanlı, kendi sitesi “tiyatrodergisi.com.tr”de, Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği http://www.tiyatrooyun.blogspot.com sitesinin üstbaşlığında bulunan OYUN kelimesinin çeşitli dillerde yazılmış versiyonları olduğunu (يَلْهو / PLAY / GIOCO / играть / παίζω) ve bu durumun, Hilmi Bulunmaz’ın kendi sitesinin izlenme oranını arttırmak için uyguladığı bir taktik (“esnaf uyanıklığı”) olduğunu söylemiştir.

Google’da “Oyun” kelimesini hangi dille yazarsanız yazın, ekrana, öncelikle tiyatro siteleri değil, bilgisayar oyunlarıyla ilgili siteler gelir.

Google’a “oyun” kelimesini yazıp, arama yaptığınızda, “yaklaşık 22.000.000 sonuç” gelmektedir. Bu sonuçlardan (belki) 21.564.456 sıradaki Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği http://www.tiyatroyun.blogspot.com sitesidir.

Mustafa Demirkanlı’nın anlattığı ve okurlarını inandırmak istediği gibi, Angolalı birinin, “OYUN (يَلْهو / PLAY / GIOCO / играть / παίζω)”u tıklayıp, Hilmi Bulunmaz’ın yönettiği http://www.tiyatroyun.blogspot.com sitesine, yanlışlıkla girip şöyle bir göz ucuyla bile bakması, tamamen komik bir iddia ve ancak hayalgücü gelişmiş insanların uydurabileceği ilginç bir fantazidir.

Mustafa Demirkanlı’nın, “komik bir iddia ve uydurulmuş bir fantazi” içeren bu yazısı da, tıpkı diğer yazıları gibi, üzerinde hiç düşünülmeden yazılmış ilginç ve çok acayip bir yazıdır.

Musfafa Demirkanlı’ya biraz daha dikkatli ve biraz daha insancıl olmasını ve Hilmi Bulunmaz’ın kendisine verdiği bedava “Türkçe, Dil Bilgisi, Ahlâk ve Hayat Bilgisi” derslerini(!) çok büyük bir dikkat ve sıcak bir sevgiyle izlemesini öğütlüyorum.

Başta http://www.tiyatroyun.blogspot.com okurları olmak üzere, bütün Türkiye tiyatrosuna saygılarımı sunarım…
—————————————————-
Yukarıdaki yazım yayınlandıktan sonra, Mustafa Demirkanlı da sitesinde, “Kazım, Bulunmaz’a Söyleme! O, Anlattıklarını Sahi Sanmaya Devam Etsin…” başlıklı yazı yazarak, bana cevap verdi.

Yazısında Google’da Türkçe “oyun” değil de, “oyun” kelimesinin diğer dillerde karşılığı olan (يَلْهو / PLAY / GIOCO / играть / παίζω) kelimeleriyle arama yaptığını ve bazen ilk 10, bazen ilk 30 arama sonucunda “tiyatroyun.blogspot” sitesinin bulunduğunu yazdı. Ancak Mustafa Demirkanlı bu aramayı yaparken “google.com.tr” yi kullandı. Bir İtalyan, bir Rus, bir Arap “google.com.tr” yi kullanmaz. İtalyan “www.google.com/intl/it” yi , rus “http://www.google.ru” yi kullanır. Mustafa Demirkanlı burada teknik bir hata yaptı ve “google.com.tr” den yani Türkiye’den arama yaptı. Doğal olarak da Hilmi Bulunmaz’ın sitesi sonuçlarda çıktı. Kendisi de “kırk yılda fare tutan bir kedi” gibi çok sevindi. Ancak Mustafa Demirkanlı’nın, şimdi bu yazdığımı okuduktan sonra, sevincinin kursağında kalacağını tahmin ediyorum.

Mustafa Demirkanlı yazısında, açıkladığım rapordaki bazı istatistiklere “sitede geçirilen ortalama süre”, “yeni ziyaretler” gibi, dikkat çekti ve bu rakamların okunmaması için, benim özellikle resmi küçülttüğümü söyledi. Buna bayağı güldüm; çünkü isteseydim, o rakamları silerdim ve Mustafa Bey de hiçbir şey anlamazdı, ama bizler hiçbir şeyi silmiyoruz; hatta aleyhimizde olsa bile. Bu kendimize güvenimizi gösteriyor. Kendilerine güveni olmayan insanlar, bir şeyleri silmeye çalışır; değil mi Mustafa Bey ve Yücel Bey. Yücel Bey dediğim kişi için; bakınız, bir önceki yazıma. Eğer Mustafa Demirkanlı kendi sitesinin istatistiklerini “Google Analytics” ile almak isterse, O’ na yardımcı olurum. Böylelikle; bizim yaptığımız gibi, o da göğsünü gere gere raporları açıklar. Biz de Mustafa Demirkanlı’nın yönettiği “sitede geçirilen ortalama süre”, “yeni ziyaretler” gibi istatistikleri öğrenmiş oluruz. Ancak Mustafa Bey’in şimdiye kadar sitesinin istatistiklerini açıkladığını görmedim; açıkladıysa da gözümden kaçmış.

Mustafa Bey, Hilmi Bulunmaz’dan bedava “Türkçe, Dil Bilgisi, Ahlâk ve Hayat Bilgisi” derslerini almakta(!) olup, şimdi de teknik konularda benden ders almaktadır(!), alacaktır da(!)…

Sözün özü, Hilmi Bulunmaz sitesinin izlenirliğini artırmak için sitesinin başına oyun kelimesinin çeşitli dillerde karşılığını koymamış; evrensel düzeyde bir site yapma gayretinde olduğunu dünyaya duyurmak için, bu kelimeleri kullanmıştır. (Örnekse, Hilmi Bulunmaz, özellikle Hindistan’daki tiyatro hareketini, zaman zaman sitesinde duyurur!)

NOT: Mustafa Bey,
Siz, benden, “dürüst olmamı” istiyorsunuz; ancak, ben, sizin yazılarınıza link veriyorum; siz, benim yazılarıma asla link vermiyorsunuz.
Ben, sitemin altına yorum yapılmasına izin veriyorum; siz, asla vermiyorsunuz.
Sizin yaptığınız, dürüst bir davranış mı?
Bari sitenizdeki “Yorum Yaz” kısımlarını kaldırın, o kısımlar fazlalık yaratıyor.
Size cevap verdim. Sıra sizde… Lütfen, çekinmeyin; buyurun!…

Reklamlar

Yücel Erten’in ve öğrencilerinin facebook ağzı kokuyor…

Coşkun Büktel‘in Internet sitesi www.coskunbuktel.com sayfasında; Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Yücel Erten ile Theope yazarı Coşkun Büktel arasındaki “facebook yazışmaları”nı okudum.4 Eylül 2010 Cumartesi günü, Yücel Erten’in “facebook sayfası”na, ben de yorumlarımı yazdım.

Tanımayanlar için Yücel Erten’i tanıtalım:
Yücel Erten, bir dönem Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü yapmış, birçok oyun yönetmiş, Türkiye’nin en ünlü tiyatro yönetmenlerinden biridir!

Yücel Erten ve etrafındakiler facebook’da Yücel Erten’in sayfasına yorumlar yazarken, Coşkun Büktel de bir yorum yazdı. Yücel Erten ve etrafındakiler Coşkun Büktel’e ağır hakaretlerde bulundu. Bu hakaretlerin neler olduğunu aşağıda bulacaksınız. Ben de, Yücel Erten’den Coşkun Büktel’den özür dilemesini istedim. O da bana, çeşitli hakaretlerde bulundu. Yücel Erten ve öğrencileriyle yazışırken; Yücel Erten, şimşek hızıyla benim yorumlarımı ve kendisinin bana ve Coşkun Büktel’e hakaretlerde bulunduğu yorumları imha edip, beni de engelledi. Yücel Erten bizim küfürsüz yorumlarımızı, kendisinin küfürlü “yorumları”nı silerek, kendisinin ağzı bozuk, küfürbaz bir insan olmadığını mı göstermek istedi. Ancak, Yücel Erten, şunun farkında değil; ben, “küfürlü/küfürsüz” yorumların hepsini kaydettim.

Yücel Erten kadar ağzı bozuk birisi herhalde dünyada zor bulunur. Tabii Burak Caney’i asla unutmamak gerekir. Acaba bu adam içkiyi mi fazla kaçırdı? diye düşünmeden edemedim. Bu adam acaba kendisini ne sanıyor? Öğrencileri Yeni Camii imamının karşısında saf tutar gibi Yücel Erten’in karşısında el pençe duruyor, o da kendisini bir şey zannediyor herhalde. Öğrencileri, hocalarının bu ağır hakaretlerine hiçbir karşılık vermediği gibi olayı geçiştirmeye çalıştılar. Örneğin Mehmet Avdan‘ın yorumları, Yücel Erten’lerin âdeta klonlanarak hızla arttığını kanıtlıyor!…

Türkiye’de bazı kendini ünlü zanneden ya da unvan sahibi insanlar, herkese küfredebilirim diye düşünüyor herhalde. Yücel Erten de böyle düşünüyor olmalı. Yücel Erten ve diğer Yücel Erten’ler, köpeksiz köyde değneksiz gezmeyi bir cesaret işi sanıyorlar! Bu tip insanların etrafındaki insanlar da, örneğin; öğrencileri (Birer Yücel Erten heykeli olmak isteyen zavallılar!) bu durumu kabullenmek zorunda kalıyor ve asla ses çıkaramıyorlar.

Yücel Erten’in Öğrencisi Mehmet Avdan, hocasına hiç bir söz söyleme cesaretinde bulunmadı. Eğer bu öğrenciler, ilerde hoca olurlarsa ne olacak bu ağzı bozukluk? Etrafa hakaretler yağdırma olayları sürüp gidecek. Allah uzun ömür versin, Yücel Erten “bir” gidince, “bin” Yücel Erten gelmiş olacak! Bu tip olayları önlemek için herkesin özellikle de Yücel Erten gibi insanların çevresinde bulunan insanların kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor.

Türkiye Tiyatrosu’nun “kel tepesi”nde bulunmuş bu insanların yaptıklarını görünce insanın tiyatro sanatına inancı kalmıyor ama maalesef Türkiye Tiyatrosu’ndaki insan kalitesi düşük, hatta çok düşük… Türkiye tiyatrosu, “bir” Yücel Erten ve “bin” Yücel Erten’ler “sayesinde” hızla uçuruma yuvarlanıyor!!!

Konuyla ilgili Coşkun Büktel‘in sayfasını takip etmenizi öneririm. Yücel Erten’i daha iyi tanımak isteyenler için yine Coşkun Büktel’in hazırladığı şu sayfanın da izlenmenizi tavsiye ederim.

Yücel Erten’in yorumları silmeden önceki sayfanın durumu:

 

Yorumlar silindikten sonra sayfanın durumu aşağıdadır. Linki :http://www.facebook.com/photo.php?pid=289243&id=100000683649577

 

 

Etiket Bulutu