Yaptıklarım, okuduklarım, seyrettiklerim, dinlediklerim, gezdiklerim …

Pera Müzesindeki "Chagall" sergisini gördüm.

28 Ekim 2009 perşembe günü Pera Müzesi‘ndeki “Chagall” sergisini gördüm. 28 Ekim günü yarım gün mesaimiz vardı. Öğleden sonra işten ayrıldım. Arkadaşım Özlem Moran Taksim’de bir sergi olduğunu gelip, gelemeyeceğimi sordu. Ben de “gelirim” dedim ve Taksim’de buluşup, serginin olduğu Pera Müzesi’ne gittik. Pera müzesine bu ilk gidişimdi. Pera Müzesi, İstiklal Caddesi’nde Odakule’nin olduğu yere yakın bir yerdedir.

Chagall‘ın adını daha evvel duymuştum; ancak çok ayrıntılı bir bilgiye sahip değildim. Neyle karşılaşacağımı bilmeden; müzeye girip, kişi başı 7 TL.lik biletlerimizi aldıktan sonra asansörle binanın 5. katına çıkıp, sergiyi gezmeye başladık. Sergi binanın 5.4. ve 3. katını kapsıyor. 2. katında daimi bir sergi olan “Düşlerin Kenti: İstanbul” sergisi ve 1. katta yine daimi bir sergi olan “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” sergileri vardı.

Aşağıdaki metin müzeden aldığım Chagall’in broşüründe yazılıdır.

“20. yüzyılın öncü sanatçılarından Marc Chagall 160 yapıttan oluşan seçkisiyle Pera müzesine konuk oluyor.

Sergi ,sanatçının özyaşamöyküsel desenleriyle beraber Kutsal kitap illüstrasyonları, La Fontain’den Masallar ‘ı ve Gogol’ün Ölü Canlar‘ı gibi edebi eserleri bir araya getiriyor.

Yaşam ve ve aşk temalı bu sergi sanatseverleri; kemancılarla, çiçeklerle, mutlulukla öten horozlarla, bazen tepeteklak bir dünyada Vitebsk’iyle, Bellası’yla, Chagall’in şiirselliğini ve büyüleyici dünyasını keşfetmeye davet ediyor.”

Chagall_Portrait

Serginin başlığı “Chagall Yaşam ve Aşk: Baskı, Desen ve Resimler” dir. Ressam, grafiker, illüstrasyon sanatçısı, heykeltraş, cam boyama ve seramik sanatçısı Marc Chagall’in sergideki yapıtlarını izlerken, Chagall’ı tanıma fırsatı buluyordum. Sergide yapıtlarının yanında o yapıtla ilgili ayrıntılı bilgi varken, aynı zamanda sanatçının yaşam öyküsü de anlatılıyordu. Chagall’in Pablo Picasso’un iyi bir arkadaşı olduğunu ve birbirlerini etkilediklerini öğrenmiş oldum ancak etkilenen daha çok Picasso olmuş. Bir ara İstanbul’ da Büyükada’da yaşadığını da öğrendim.

Yapıtlarda mutluluğun, sevginin, aşkın izleri vardı. Çokça gördüğüm yapıtlarındaki uçan insanlar bana özgürlüğü hatırlattı. Alet kullanmadan sadece kollarımızla kuşlar gibi uçmak; bende aşırı bir özgürlük duygusu uyandırıyor. Sanatçının yapıtlarına dikkatle baktığımızda bir çok şey keşfediyoruz. Sanatçı da güzelliğin ayrıntılarda olduğunu biliyor gibi. Doğduğu Vitebsk adlı yahudi köyü O’nda derin iz birakmıştır. Yahudi kültüründen ve köy yaşantısından motifleri resimlerinde kullanır. Hayalperest, biraz çocuksudur resimleri. Sanatçının duygu dünyasını kendime çok yakın bulduğumu itiraf etmeliyim. “Yahudi olmasam ressam da olmazdım” dediğini öğrendim; ancak yine de başarılı bir ressam olacağını tahmin ediyorum. Değişen resimlerinde kullandığı imgeler olacaktı. Yine de burada bir açık kapı bırakmak lazım; çünkü yahudilerin o tarihlerde yaşadıklarını, ruh dünyalarını kimse bilemez.

Chagall’in hayatından kesitler sunan sinevizyon gösterileri vardı. Sergi oldukça iyi hazırlanmış, oldukça tatminkardı. Chagall’ı tanımak , eserlerini görmek isteyenler çok iyi bir fırsat. Ben bu sergiyi gezmekten çok mutlu oldum. Sergiyi bir kez daha ve bu sefer daha ayrıntılı gezmek ve kaçırdığım sinevizyon görüntülerini seyretmek istiyorum.

Birthday (Doğum günü) tablosu :

Wedding (Düğün) Tablosu:
Chagall Wedding

Revolution (Devrim) Tablosu:
Bu resimde amuda kalkan Lenin’dir Sol eliyle işaret ettiği tarafa baktığımızda kendi yoldaşlarına bir mesaj vermektedir. Masada oturan kederli adam da bir yahudidir ve ne soldakilerden, ne de sağdakilerden kendi sorununa çare olmayacağının bilincindedir. O yıllarda yahudilerin içlerine düştüğü yalnızlık da vurgulanmıştır bu resimde.

ChagallChagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall Sergisi
Chagall’in sergisinden sonra diğer sergileri de gezdikten sonra müzenin giriş katındaki Pera Cafe’de kahvelerimizi yudumlayıp, sergiyle ilgi anket sonuçlarını doldurduk. Bu güzel sergi için Pera Müzesi’ne teşekkür ederim.

Kazım kahvesini yudumluyor

Bu kısacık yazıda Chagall’i anlatmam olanaksız ancak Chagall’in bu sergisini herkese tavsiye ederim. Eserlerini görmeyenler çok şey kaçıracaklardır. Ben de bu yazıyı yazarken Chagall hakkında çok şey öğrendim. İnternette Chagall’in resimlerinin görülmesini de kuvvetle tavsiye ederim; çünkü bu sergi O’nun yapıtlarından ancak küçük bir kesit sunmaktadır.

Pera Müzesi’nin 2. katındaki “Düşlerin Kenti: İstanbul” adlı sergiyi de gezdim. Chagall sergisini gezenler bu sergiyi de aynı biletle gezebilirler.

Kaplumbağa Terbiyecisi
Eski İstanbul

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.